İnsanlık tarihi boyunca toplumsal düzenin temel taşını yazılı ve yazısız kurallar oluşturmuştur; antik Roma’nın taş döşeli yollarından bugünün modern bulvarlarına kadar huzurun anahtarı daima karşılıklı saygı olmuştur. Ancak ne yazık ki, günümüzde bu kadim nezaket kültürü yerini anlık öfke nöbetlerine ve kontrolsüz şiddete bırakabiliyor. Henüz iki gün önce Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve trafik cezalarını caydırıcı düzeye taşıyan yeni kanuni düzenlemelere rağmen, İstanbul’un kalbinde, Ataşehir’de yaşananlar adeta bir ibret vesikası niteliği taşıyor. Modern şehir hayatının hızı ve stresi, ne yazık ki bazen en temel insanlık erdemlerini dahi gölgeleyebiliyor.
Dar Sokaklarda Yükselen Öfke ve Adli Süreç
Olay, İstanbul’un Anadolu yakasının en stratejik yerleşim ve ticaret merkezlerinden biri olan Ataşehir İnönü Mahallesi’nde, 19 Mayıs Caddesi üzerinde vuku buldu. Ataşehir, yüksek gökdelenleri ve modern yapısıyla bilinse de, mahalle aralarındaki dar sokaklar bazen sürücülerin sabrını zorlayan birer imtihan sahasına dönüşebiliyor. Dar yolların getirdiği fiziksel sıkışıklık, tarafların kontrolsüz öfkesiyle birleşince basit bir yol verme tartışması, hiç arzu edilmeyen şiddet sahnelerine dönüştü. İstatistiklere göre büyükşehirlerdeki nüfus yoğunluğu ve araç sayısındaki artış, sürücüler üzerindeki psikolojik baskıyı artırsa da, bu durumun şiddete tahvili hukuk sistemimiz tarafından asla kabul edilemez. Tartışmanın büyümesiyle devreye giren sopalar, A.Y. (70), Y.Y. (49) ve Y.E.Y. (20) isimli vatandaşların yaralanmasına yol açtı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmaması tek teselli kaynağı olurken, devletin adalet mekanizması gecikmeksizin işlemeye başladı.
Milyonluk Cezalar ve Türk Ceza Kanunu Uygulamaları
Emniyet güçlerimizin titiz çalışması ve kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu yakalanan İ.A. isimli şahıs, “Kasten Yaralama” suçlamasıyla adli makamlara sevk edildi. Türkiye Cumhuriyeti hukuk sisteminde, bir nesnenin (bu olayda sopa) saldırı amacıyla kullanılması, Türk Ceza Kanunu uyarınca eylemin nitelikli halini oluşturur ve ciddi hapis cezası yaptırımları öngörür. Sadece adli değil, idari olarak da faillere ağır bedeller ödetildi. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında; ehliyetsiz araç kullanmaktan trafik güvenliğini tehlikeye atmaya kadar pek çok maddeden toplamda 1 milyon 164 bin 462 TL gibi rekor bir para cezası kesildi. Ayrıca araçların 60 gün trafikten men edilmesi ve sürücü belgelerine el konulması, devletin bu tür “trafik terörüne” karşı gösterdiği sıfır toleransın somut bir göstergesidir. Toplumsal huzuru tehdit eden bu tür olayların tekerrür etmemesi için, hem yasal düzenlemelerin caydırıcılığı hem de bireysel sağduyunun önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Unutulmamalıdır ki; yol, sadece araçların değil, medeniyetin ve karşılıklı anlayışın da aktığı bir mecradır.






