MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,0985 ▲ %0,05
EURO 53,1535 ▼ %0,91
ALTIN 6.402,09 ▼ %3,34

Ataşehir’de rüşvet depremi: Milyon dolarlık vurgun!

Belediyede Milyon Dolarlık Çark: 19 Tutuklama

Ataşehir’de uzun süredir kulaktan kulağa yayılan iddialar sonunda yargının radarına takıldı ve beklenen patlama yaşandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 isim “rüşvet”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sadece bir isim adli kontrolle serbest kalırken, geri kalan kadro tam teşekküllü bir şekilde demir parmaklıklar ardına geçti. Peki, bu buzdağının görünmeyen kısmında ne var? Bir ekonomi şefi olarak söyleyeyim: Bu sadece bir rüşvet operasyonu değil, vatandaşın cebine uzanan gizli bir elin deşifre edilmesidir.

Rüşvetin Faturası Vatandaşın Sırtında

Meseleye sadece “rüşvet almışlar” diyerek bakarsanız, ekonominin temel kurallarını ıskalarsınız. Ataşehir gibi gayrimenkul değerinin zirve yaptığı bir bölgede, bir inşaat firmasının yapı ruhsatı veya iskan alabilmek için milyon dolarları gözden çıkarması demek, o paranın inşa edilen konutların fiyatına eklenmesi demektir. Yani o daireyi alan vatandaş, aslında farkında olmadan bu rüşvet çarkının finansörü haline getiriliyor. MASAK raporları ve HTS kayıtlarıyla desteklenen soruşturma, rüşvetin miktarının projelerin büyüklüğüne göre “tarifeye” bağlandığını gösteriyor. Bu rezalet, serbest piyasa dengesini bozduğu gibi dürüst iş yapan müteahhidin de önünü kesiyor, maliyetleri suni şekilde yukarı çekiyor.

Sistem Nasıl İşledi? MASAK Raporları Ne Diyor?

Emniyetin Mali Suçlarla Mücadele Şubesi, aylardır iğneyle kuyu kazar gibi bu organizasyonun şemasını çıkardı. Tespitler korkunç: Belediye koridorlarında kurulan bu sistemde, paralar yetki ve makama göre paylaştırılmış. Belediye Başkanı, yardımcıları, birim müdürleri ve hatta şoförlerin bile bu çarkın dişlileri olduğu iddia ediliyor. Dosyada adı geçen isimler arasında Başkan Yardımcıları Oğuz Kaya, Orhan Aydoğdu ve Birkan Birol Yıldız gibi kilit figürler var. İddiaya göre, rüşvet vermeyen firmanın dosyası rafta bekletilirken, parayı bayılanın iskan belgesi jet hızıyla onaylanmış. Bu, kamu gücünün bir zenginleşme aracına dönüştürülmesidir ve bunun bedeli doğrudan Ataşehir halkının vergilerinden çalınmıştır.

Güvenlik Riski ve Ekonomik Çöküş

Ekonomik zararın yanı sıra bir de işin “güvenlik maliyeti” var. İmar ve iskan işlemlerinde parayla dönen dolaplar, yarın bir gün yaşanacak bir depremde kaç binanın kağıt gibi yıkılacağı sorusunu da beraberinde getiriyor. Parayı verip ruhsatı alanların, teknik şartnamelere ne kadar uyduğu büyük bir muamma. Bugün tutuklanan bürokratların cebine giren o milyon dolarlar, aslında halkın can güvenliğinden çalınan paralardır. Bir ekonomi yönetimi sadece rakamlardan ibaret değildir; ahlakın bittiği yerde maliyetler artar, adalet biter. Ataşehir’deki bu operasyon, yerel yönetimlerdeki kokuşmuşluğun temizlenmesi adına bir milat olabilir. Vatandaşın hakkını yiyenlerin, o lüks şoförlü araçlardan inip cezaevi nakil araçlarına binmesi, adaletin ekonomik terazisinde geç de olsa bir karşılık bulduğunu gösteriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir