ASELSAN, 2025 yılı finansal sonuçlarıyla savunma sanayiinde taşları yerinden oynattı. Enflasyon muhasebesiyle düzeltilmiş veriler, şirketin sadece büyümediğini, aynı zamanda küresel bir deve dönüştüğünü kanıtlıyor. 180,4 milyar TL’lik dev hasılat, Borsa İstanbul’un en değerli şirketi unvanını perçinledi. Bu rakamlar sıradan bir bilanço başarısı değil; Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık ilanıdır. Şirket, reel bazda yüzde 15 büyüme kaydederek operasyonel gücünü dünyaya ilan etti.
İhracat odaklı büyüme stratejisiyle sınırları aşan ASELSAN, yurt dışı teslimatlarını yüzde 89 artışla 958 milyon dolara taşıdı. 16 farklı ürünü ilk kez dünya pazarına sunan kurum, kilogram başına düşen 2 bin 200 dolarlık ihracat değeriyle katma değerli üretimin kitabını yazdı. 9,6 milyar dolarlık yeni sipariş ve toplamda 20,4 milyar dolarlık bakiye sipariş, şirketin önümüzdeki on yılını garanti altına almış durumda. Bu, sadece bir ticaret başarısı değil, Türk mühendisliğinin küresel arenadaki dominasyonudur.
Stratejik Yatırımlar ve Ankara’nın Teknoloji Üssü Rolü
ASELSAN’ın operasyon merkezi olan Ankara, bugün savunma sanayiinin kalbi konumundadır. Macunköy, Akyurt ve özellikle temeli atılan Oğulbey Teknoloji Üssü, sadece birer fabrika değil, stratejik kalelerdir. Gölbaşı bölgesindeki bu yeni yatırımlar, bölgenin demografik yapısını ve mühendislik ekosistemini kökten değiştiriyor. Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan bu tesis, ÇELİKKUBBE gibi hayati projelerin seri üretim merkezi olacak. Yatırımların 2025 yılında yüzde 106 artarak 372 milyon dolara ulaşması, ASELSAN’ın durmaya niyetinin olmadığını gösteriyor.
Türkiye’deki sermaye piyasası mevzuatına göre, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yapılan bu açıklamalar, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkesinin sarsılmaz bir parçasıdır. SPK ve Borsa İstanbul kuralları çerçevesinde yürütülen mali denetim süreçleri, yatırımcı güvenini en üst seviyede tutmaktadır. Enflasyon muhasebesi (TMS 29) uygulaması ise, reel büyümenin manipülasyondan uzak, en saf halini ortaya koymaktadır. Şirketin piyasa değerinin 30 milyar doları aşması, bu şeffaf ve güçlü yönetimin doğal bir sonucudur.
Tersine Beyin Göçü ve Operasyonel Verimlilik Hamlesi
14 bin kişilik dev bir orduya dönüşen ASELSAN, sadece teknoloji değil, nitelikli insan kaynağı da topluyor. 2025 yılında 137 Türk mühendisin yurt dışından dönerek bünyesine katılması, “beyin göçü” makus talihinin yenildiğinin en net resmidir. Çalışan sayısındaki yüzde 18’lik artış, nitelikli istihdamın Türkiye ekonomisine olan domino etkisini göstermektedir. İnsan odaklı bu büyüme, AR-GE harcamalarının 1,36 milyar dolara çıkmasıyla desteklenerek teknolojik derinliği artırıyor.
50. yılını kutlayan kurum, FAVÖK marjını yüzde 26,2’ye çıkararak operasyonel verimlilikte ders veriyor. Net borç seviyesindeki yüzde 33’lük azalma, agresif büyüme stratejisinin ne kadar disiplinli bir finans yönetimiyle harmanlandığının kanıtıdır. ASELSAN; ÇELİKKUBBE’den radar sistemlerine, elektronik harpten deniz sistemlerine kadar uzanan geniş yelpazesiyle, Türkiye’nin savunma kalkanı ve ekonomik lokomotifi olmaya devam ediyor. Bu başarı, küresel emsallerinden pozitif ayrışan bir vizyonun eseridir.






