Artvin’in Ardanuç ilçesinde yaşayan 66 yaşındaki Şengül Gezer’in hayatı, insan iradesinin ve sabrının sınırlarını zorlayan cinsten bir dramı gözler önüne seriyor. Yıllar boyunca hayatın en ağır darbeleriyle karşı karşıya kalan talihsiz kadın, ardı ardına yaşadığı beş büyük kayıpla sarsıldı. Gezer, ömrünü adadığı ailesinden geriye kalan yetim torunlarını hayatta tutabilmek için bugün tek başına, dağ başındaki amansız bir mücadeleyi omuzluyor.
Kaderin En Ağır Sınavı: Beş Ölümcül Darbe
Şengül Gezer’in acı dolu hikayesi, yıllar önce henüz kundaktaki bebeğini toprağa vermesiyle başladı. Bu acının külleri soğumadan, kızının attan düşerek can vermesiyle ikinci kez sarsılan anne, büyük oğlunu ise gökyüzünden düşen bir yıldırım felaketinde kaybetti. Hayat arkadaşını, eşini amansız kanser hastalığı nedeniyle toprağa verdikten sonra son sığınağı olan oğlu Bülent’i de beş ay önce yaşanan bir çığ felaketinde kaybetti. Arama kurtarma ekiplerinin karlar altından çıkardığı oğlunun cansız bedeni, acılı annenin yüreğine inen son ve en ağır darbe oldu.
Dört Yetim Torun İçin Çırpınan Bir Hayat
Yaşadığı devasa trajedilere rağmen hayata küsme lüksü bulunmayan Şengül Gezer, geride kalan dört torununa hem analık hem babalık yapıyor. Artvin’in zorlu coğrafi koşullarında besicilik yaparak geçimini sağlamaya çalışan yaşlı kadın, her gün acısını kalbine gömüp hayvanlarının peşinden gidiyor. Torunlarının geleceğini kurtarmak ve onları kimseye muhtaç etmemek için gece gündüz çalışan Gezer, yaşadığı coğrafyanın tüm zorluklarına göğüs geriyor.
“Mevlam Kimseyi Evlat Acısıyla Sınamasın”
Hayat mücadelesini anlatırken gözyaşlarına hakim olamayan Şengül Gezer, insanlığa derin bir sabır dersi veriyor. “Evlat acısını Allah kimsenin başına vermesin” diyen Gezer, sözlerini şöyle sürdürüyor: “İnsan aç kalsın, susuz kalsın, kapılarda dilensin, gerekirse taş taşısın, toprak yesin ama evlat acısı çekmesin. Bu acının tarifi de tamiri de yok. Ben sadece Cenabıallah’a sığınmış durumdayım. Tek duam, Mevlamın kimseyi bu dünyada evlatlarının acısıyla sınamamasıdır.” Gezer, hayata tutunmasını sağlayan tek gücün, ölen evlatlarından geriye kalan yetimlerin gözlerindeki umut olduğunu belirtiyor.
Kaynak: Hürriyet






