MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Ankara’da Kritik Gazze Zirvesi: Fidan ve Hamas Masada

Diplomasinin Kapalı Kapıları Ardında Gazze Gerçeği

Dünya siyasetinin sahneleri çoğu zaman protokol kurallarıyla örülüdür ancak bazı görüşmelerin ağırlığı, o odadaki koltuklardan çok daha fazlasını temsil eder. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş başkanlığındaki heyetle yaptığı görüşme tam da böyle bir ağırlığa sahip. Modern diplomasinin bazen kör, bazen de dilsiz taklidi yaptığı bir dönemde Ankara, Gazze dosyasını sadece bir insani kriz olarak değil, bir varoluş mücadelesi olarak masanın tam merkezine koyuyor. Görüşme, bölgedeki kalıcı barışın sadece bir temenni değil, somut bir strateji gerektirdiğinin en net kanıtı oldu.

Yardım Kuyrukları ve Değişmeyen İnsani Trajedi

Bakan Fidan’ın vurguladığı en hayati nokta, Gazze’deki durumun bir ‘alışkanlığa’ dönüşmemesi gerektiği gerçeği. İnsani yardımların bir silah olarak kullanıldığı, temel ihtiyaçların birer pazarlık kozuna dönüştürüldüğü bir ortamda Türkiye, bu zulmün uluslararası toplumun gündeminden düşmesine izin vermemekte kararlı. Gazze’ye giden her bir yardım tırının, sadece bir gıda paketi değil, aynı zamanda bölgedeki yaşam iradesinin bir parçası olduğu gerçeği görüşmenin en somut çıktılarından biriydi. İsrail’in bölgedeki askeri varlığını tahkim etmesi ve insani koridorları birer çıkmaza çevirmesi, Ankara’nın kabul edemeyeceği bir kırmızı çizgi olarak bir kez daha deklare edildi.

Göç Planlarına Karşı Ankara Seti

Fidan’ın görüşmede altını kalın çizgilerle çizdiği bir diğer mesele ise Filistinlilerin topraklarından sökülüp atılması projesiydi. Tarih boyunca ‘geçici’ denilen her göçün nasıl kalıcı bir sürgüne dönüştüğünü bilen bir akıl, Gazze halkının topraklarından koparılmasına yönelik her adımı bir beka sorunu olarak görüyor. Türkiye, Batı Şeria ve Gazze’de yaşananların birer ‘istatistik’ olmadığını, aksine sistematik bir yerinden etme politikası olduğunu savunurken, İslam dünyasına da bir ayna tutuyor. Kendi iç çekişmeleriyle meşgul olan devletlerin aksine, Filistin davasının sahipsiz bırakılmaması gerektiği, bizzat Türkiye’nin öncülüğünde küresel bir diplomasi seferberliğine dönüştürülüyor.

Uluslararası Sistemin Sınavı: Gazze

Görüşmenin perde arkasında yatan asıl mesaj, küresel sistemin iflas ettiği gerçeğidir. İnsan hakları ve uluslararası hukuk nutukları atan yapıların, Gazze’deki enkazın altında kaldığı bir dönemde, Ankara’nın Hamas heyetiyle yürüttüğü bu trafik, statükoya karşı bir itiraz niteliği taşıyor. Sadece barışın tesisi değil, aynı zamanda onurlu bir yaşamın garantisi için yürütülen bu çalışmalar, önümüzdeki günlerde bölgedeki dengeleri değiştirecek yeni hamlelerin de habercisi olabilir. Türkiye, bu haklı davanın sözcülüğünü yaparken sadece bölge için değil, adaletin kırıntısını arayan tüm dünya için bir hatırlatma yapıyor: Gazze, unutulmayacak kadar büyük bir yaradır ve bu yarayı sarmak sadece vicdani değil, siyasi bir zorunluluktur.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir