Ankara’da yaşayan bir aile, ünlü şarkıcı Haluk Levent tarafından yaklaşık 5 milyon dolar dolandırıldıklarını ve silah zoruyla tehdit edildiklerini iddia etti. 1999 yılındaki Gölcük Depremi’nin ardından başlayan süreçte tüm mal varlıklarını kaybettiklerini belirten aile, yaşadıkları büyük mağduriyeti tüm detaylarıyla gün yüzüne çıkardı.
Deprem Çadırları Bahanesiyle Başlayan Tanışma Süreci
Mağdur aile, Haluk Levent ile yollarının Gölcük Depremi’nin hemen sonrasında kesiştiğini belirtti. Depremzedeler için çadır yaptırdığını, bu süreçte borçlandığını ve alacaklılarının kendisini ölümle tehdit ettiğini söyleyerek yardım talep eden Levent’e, Ankara Ümitköy’de inşa ettikleri sitedeki 25 daireden 3’ünü verdiklerini ifade ettiler. Buna karşılık Levent’in yapacağı 300 konser gelirini teminat gösteren çekler sunduğunu ancak bu çeklerin yalnızca bir tanesinin tahsil edilebildiğini, diğerlerinin ise karşılıksız çıktığını iddia ettiler. Olayın yargıya taşınmasının ardından, kendi avukatlarının da Levent’ten gizlice para alarak davayı sabote ettiğini sonradan öğrendiklerini öne sürdüler.
“Evimize Gelip Menemen Yaparak Güvenimizi Kazandı”
Levent’in o dönemki menajeri Ünal Acar vasıtasıyla, İstanbul’da bir ofis açma ve borçları buradan yapılacak konser ödemeleriyle kapatma vaadiyle kendilerine yeniden yaklaştığını belirten aile, kaptırdıkları parayı kurtarma ümidiyle daha fazla ödeme yaptıklarını dile getirdi. Şarkıcının evlerine gelerek kahvaltılar hazırladığını, tıpkı kurucusu olduğu dernekteki gibi samimi davranışlarla güven tesis ettiğini iddia eden aile, borçları kapatabilmek amacıyla Çankaya’daki bir dairelerini ve Kazan’daki bir sanayi arsasını satarak Levent’e nakit akışı sağlamaya devam ettiklerini aktardı.
Silah Zoruyla İmzalatılan Feragatnameler ve Tehditler
İstanbul’daki ofiste ve Ankara’daki evlerinde silahlı ve organize suç örgütü bağlantılı kişilerce tehdit edildiklerini iddia eden mağdur aile, can güvenliklerinin ve çocuklarının tehlikeye atıldığını savundu. Kendilerine tefeci yakıştırması yapılmasına tepki gösteren aile, İzmir’de inşa edilen villalar üzerinden de dolandırıldıklarını öne sürdü. İzmir’de Mustafa Ekşioğlu’nun yaptığı villalardan iki adet alma vaadiyle ön ödeme olarak 50 bin dolar daha verdiklerini, ancak daha sonra eşinin ve yeğeninin silah zoruyla bu haklarından feragat ettiklerine dair belge imzalamaya mecbur bırakıldığını belirtti.
Maddi Çöküş: “Alyansımı Bile Satmak Zorunda Kaldım”
Süreç içinde tüm birikimlerini yitirdiklerini ve alyanslarını dahi satmak zorunda kaldıklarını vurgulayan aile, şu anda Ankara’da bir apartman görevlisiyle aynı katta yaşamak durumunda kaldıklarını ifade etti. Çocuklarının bu süreçte psikolojik tedavi gördüğünü, büyük oğullarının ağır rahatsızlığı sebebiyle askerlikten muaf tutulduğunu ve tedavi masraflarını karşılayamadıklarını eklediler. Çocuklarının üniversite eğitim masraflarını dahi karşılayamaz hale geldiklerini belirten aile, Levent’ten yardım istediklerinde telefonlarına dahi bakılmadığını söyledi. Ayrıca Levent’in para taleplerini savuşturmak için mide kanseri iddiaları ortaya attığını, hastanelerde koluna serum taktırarak kendilerine sahte fotoğraflar gönderdiğini ileri sürdü.
Issız Alanda Silahlı Tehdit ve Kumar İddiaları
Mağduriyetlerini basına duyuracaklarını ilettikten sonra Haluk Levent’in kendileriyle Ankara’da bir kafede buluştuğunu aktaran aile, buluşma sonrası kendilerinin ıssız bir bölgeye götürülerek burada bekleyen silahlı kişilerce “borç kalmamıştır” yazılı kağıtları imzalamaya zorlandıklarını öne sürdü. Şarkıcının 20 yıldır tanıdıkları şoförü Zafer Yay’ın da emniyet ifadesinde bu borç ilişkisini doğruladığını belirten aile, tutuklanmadan birkaç gün önce oğullarının hesabına 25 bin lira yatırıldığını aktardı. Levent’in üzerine kayıtlı hiçbir mal varlığı bulundurmadığını iddia eden aile, ayrıca sanatçının ciddi bir kumar bağımlılığı olduğunu, Kıbrıs’a gitmesini engellemek için koruması Muzaffer Köse’nin kendisini eve bağladığını ancak yine de kaçtığını ileri sürdü. Müzisyen Mahsun Kırmızıgül’ün de Prestij Müzik döneminden beri Levent’in bu durumuna vakıf olduğunu savunan aile, Levent’in tutuklanmasıyla adalet duygularının bir nebze olsun rahatladığını ve en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini belirtti.
Kaynak: Sabah






