MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9803 ▲ %0,02
EURO 53,6540 ▲ %0,56
ALTIN 6.642,60 ▲ %1,35

Anayasa Mahkemesi’nde Yapay Zeka Dönemi: 2026 Hedefi Belirlendi

Türkiye’nin en yüksek yargı organı olan Anayasa Mahkemesi (AYM), dijital dönüşüm yolunda tarihi bir adım atmaya hazırlanıyor. Mahkeme Başkanı Kadir Özkaya tarafından paylaşılan vizyon belgesine göre, Eylül 2026 itibarıyla yüksek yargı süreçlerine yapay zeka entegre edilecek. Bu hamle, sadece bir teknolojik güncelleme değil, aynı zamanda binlerce derdest dosyanın bulunduğu Türk hukuk sisteminde verimliliği artırmayı hedefleyen stratejik bir makro-ekonomik hamle niteliği taşıyor.

Yapay zeka projesi iki temel aşamadan oluşacak. İlk aşamada, vatandaştan gelen bireysel başvuru formlarının dijital ortamda okunması, özetlenmesi ve belirli kriterlere göre kategorize edilmesi planlanıyor. Ancak burada kritik bir kırmızı çizgi çizilmiş durumda: Yapay zekanın ürettiği çıktılara hukuki bir değer atfedilmeyecek. Bu teknoloji, raportörlerin yükünü hafifleten bir hazırlık aracı olarak konumlandırılacak. Hukuki süreçlerin en hassas noktası olan insan denetimi, yapay zekanın her adımında mutlak bir kontrol mekanizması olarak devrede kalacak.

Yargıda Dijital Verimlilik ve İstatistiksel Görünüm

Anayasa Mahkemesi’nin paylaştığı güncel veriler, kurumun son yıllardaki performansını ve neden bir teknolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. 2025 yılı sonu verilerine göre, AYM’ye yapılan bireysel başvuru sayısı 64 bin 321 seviyesindeyken, mahkemenin karara bağladığı dosya sayısı 71 bin 175 olarak kayıtlara geçti. Bu durum, mahkemenin yüzde 111 gibi olağanüstü bir karşılama oranıyla çalıştığını gösteriyor. Ancak 2012 yılından bu yana biriken toplam 714 bin 774 başvurunun 91 bin 686’sının hala derdest olması, teknolojik bir kaldıraç kullanımını zorunlu kılıyor.

Türkiye’de bireysel başvuru hakkı, vatandaşların anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla iç hukuk yollarını tükettikten sonra başvurdukları nihai bir denetim yoludur. Bu süreçte özellikle adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkı ihlalleri ilk sıralarda yer alıyor. Yapay zekanın ikinci aşamada dosyaları benzer kararlar üzerinden analiz edip öneriler sunacak olması, yargılama sürelerinin kısalmasına ve dolayısıyla ekonominin de ihtiyaç duyduğu hukuki öngörülebilirliğin artmasına hizmet edecektir.

Hukuki Güvenlik ve Kararların Uygulanma Oranı

Hukuk devletinin en temel göstergelerinden biri olan yargı kararlarının uygulanma kabiliyeti, AYM verilerinde dikkat çekici bir boyutta. Başkan Özkaya, ihlal kararlarının yüzde 99,7 gibi oldukça yüksek bir oranda yerine getirildiğini vurguladı. İcra süreci henüz tamamlanmamış dosya sayısının sadece 83 olması, yüksek yargının kararlarının sahadaki karşılığını net bir şekilde belgeliyor. Bu istatistikler, kurumun toplumsal güven endeksindeki yerini sağlamlaştırırken, yapay zeka desteğinin bu güveni teknolojik bir hızla taçlandıracağı öngörülüyor.

Öte yandan, TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu‘nun hazırladığı raporun Meclis Başkanlığı’na sunulması, bu dönüşümün sadece yargı ile sınırlı kalmayacağını, yasama ve yürütme kanatlarında da geniş bir vizyonun parçası olduğunu kanıtlıyor. Türkiye’nin genel hukuk sistematiği içinde, yüksek mahkemenin teknolojiyle olan bu sınavı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) standartlarına uyum sürecinde de belirleyici bir parametre olacaktır. Nihayetinde yapay zeka, dosyanın esasına dair ihlal kararı verme yetkisine sahip olmayacak; sadece hakimin ve raportörün önüne gelen dosyayı daha rafine bir hale getiren akıllı bir yardımcı olarak görev yapacaktır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir