Kıbrıs’ın Can Damarında Kritik Seviye: %99
Mersin’in Anamur ilçesinde bulunan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) su ihtiyacını karşılayan hayati öneme sahip Alaköprü Barajı, bugünlerde görenleri hem şaşırtan hem de düşündüren bir doluluğa ulaştı. Yapılan son ölçümler, barajdaki su seviyesinin yüzde 99 bandına dayandığını gösteriyor. Bu sadece teknik bir sayı değil; bölgedeki coğrafyanın ve anıların tamamen şekil değiştirmesi anlamına geliyor. Şubat ayında yapılan çekimlerde minarenin gövdesini görebiliyorduk, ancak Nisan ayı itibarıyla su seviyesi şerefeye kadar tırmandı. Yani koca bir geçmiş, sessizce suyun derinliklerine çekiliyor.
Dev Projenin Görünmeyen Yüzü ve Hatıralar
Alaköprü Barajı, aslında “Asrın Projesi” olarak nitelendirilen o devasa su ilemit hattının ana merkezi konumunda. Buradan toplanan su, denizin altından kilometrelerce yol katederek Kıbrıs’a ulaşıyor. Ancak bu mühendislik başarısının ardında, eski yerleşim yerlerinin büyük fedakarlığı yatıyor. Akine Mahallesi Muhtarı Süleyman Duman’ın sözleri aslında durumu çok net özetliyor: “Eski köyümüz artık tamamen yok oldu.” Suların hızla yükselmesiyle birlikte evler, bahçeler ve yollar tamamen gözden kayboldu. Geriye kalan tek işaret fişeği ise o meşhur minare. Bölge sakinleri için o minare sadece bir yapı değil, dedelerinden kalan son somut hatıra. Su seviyesi arttıkça o hatıranın da yavaş yavaş siliniyor olması, bölge halkı için ciddi bir hüzün kaynağı haline gelmiş durumda.
İbadet ve Sosyal Hayat Kesintiye Uğramadı
Su altında kalan sadece taş ve toprak değil, aynı zamanda köklü bir sosyal doku. Ancak devlet eliyle kurulan yeni yerleşim alanları, bu zorunlu değişimin travmasını hafifletmek için planlanmış. İmam Hatip Taner Şahin, eski cami sular altında kalsa da dini ve sosyal hayatın yeni yerleşim yerinde tüm hızıyla sürdüğünü belirtiyor. Yeni okul, yeni cami ve modern konutlar, bölge halkına yeni bir yaşam alanı sunsa da gözler her zaman o suyun içinden yükselen minarede kalıyor. Minarenin hala ayakta durması, geçmiş ile bugün arasında kurulan o ince köprüyü simgeliyor. Uzmanlar ise bu doluluk oranının KKTC’nin su güvenliği açısından tarihi bir garanti olduğunu, tarımsal ve kentsel kullanım için büyük bir güvence oluşturduğunu vurguluyor.
Bu Görüntülere Dikkat: Neden Şimdi?
Peki, bu yükseliş neden bu kadar kısa sürede gerçekleşti? Bahar aylarındaki yoğun yağışlar ve yüksek kesimlerde eriyen kar suları, baraj havzasını adeta devasa bir depo gibi doldurdu. Siber dünyada kritik veriler ne kadar kıymetliyse, Akdeniz kuşağında da su o kadar stratejik bir öneme sahip. Özellikle iklim krizinin kapıda olduğu ve kuraklık riskinin her an ensenizde hissedildiği bir dönemde %99 doluluk oranı, büyük bir yönetim başarısıdır. Ancak bu durum, eski yerleşim yerindeki yapıların tamamen suyun korozyonuna teslim olması sürecini de hızlandırıyor. Dron kameralarıyla kaydedilen o görüntüler, bize doğanın gücünü ve insan projelerinin doğayla nasıl bir denge kurması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Eğer yolunuz Anamur taraflarına düşerse, bu manzaraya iyi bakın; çünkü gördüğünüz şey sadece bir baraj doluluğu değil, bir tarihin suyla imtihanıdır.






