Zorbalık Akdeniz’de Yeniden Hortladı
İsrail’in uluslararası sulardaki haydutluğu, 2026 yılında da değişmeyen bir devlet refleksi olarak karşımızda duruyor. Gazze’ye nefes olmak için Barselona’dan demir alan Küresel Sumud Filosu, Girit açıklarında İsrail ordusunun vahşi müdahalesiyle karşılaştıktan sonra Marmaris Limanı’na demirledi. 15 Nisan’da barış ve insani yardım amacıyla yola çıkan 38 teknelik filo, yaklaşık 300 aktivistle birlikte adeta bir savaş alanından sağ çıkarak Türkiye’ye sığındı. Bu tablo, sadece bir yardım filosunun engellenmesi değil, uluslararası hukuk sisteminin Akdeniz’in derin sularına gömülme girişimidir.
Hukuk İşlemeye Başladı: Suç Listesi Kabarık
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı, yaşanan bu korsanlık faaliyetine karşı sessiz kalmayarak düğmeye bastı. Türk vatandaşlarının alıkonulması ve gemilere yapılan hukuksuz müdahale üzerine resen soruşturma başlatıldı. Dosyadaki suçlamalar İsrail’in bölgedeki tavrını özetler nitelikte: ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘ulaşım araçlarının kaçırılması’, ‘nitelikli yağma’ ve en ağırı olan ‘eziyet’. Başsavcılık, Türkiye’ye giriş yapan aktivistlerin beyanlarını tek tek alırken, liman bölgesinde kurulan geçici karakol ile adli süreç en üst perdeden yürütülüyor. Bu soruşturma, devletler hukukunun çiğnenmesine karşı atılmış en somut ve sert adımlardan biridir.
Adli Tıp Devrede: Travmanın İzi Sürülüyor
Sadece hukuki değil, tıbbi açıdan da tam bir seferberlik hali hakim. Marmaris Devlet Hastanesi, Denizli, İstanbul ve Muğla’dan gelen uzman akademisyenlerle bir kriz merkezine dönüştürülmüş durumda. Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcısı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, aktivistlerin maruz kaldığı fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik yıkım da kayıt altına alınıyor. Uzman psikiyatristler ve klinik hekimler, gemilerde yaşanan o dehşet anlarının izlerini silmeye çalışırken, muhtemel bir zehirlenme veya kimyasal maruziyete karşı toksikolojik incelemeler için örnekler toplanıyor. Hazırlanacak raporlar, İsrail’in işlediği suçların uluslararası arenada birer delili olarak soruşturma dosyasına eklenecek.
Gazze Yolunda Geri Adım Yok
Yaşanan tüm bu baskı ve şiddet dalgasına rağmen, aktivistlerin iradesi kırılabilmiş değil. Küresel Sumud Türkiye yetkilileri, insani yardım misyonunun kararlılıkla süreceğini ve filonun yarın yeniden denize açılacağını duyurdu. 29 Nisan gecesi Girit açıklarında yaşanan o karanlık müdahale, aktivistleri durdurmak bir yana, yardım koridorunun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtladı. Gazze’deki ablukayı kırmak ve oradaki çığlığa ses olmak için yola çıkan bu 38 tekne, Marmaris’teki yaralarını sardıktan sonra rotasını tekrar hedefinden saptırmadan Akdeniz’e çevirecek. Bu direniş, sadece bir yardım operasyonu değil, vicdanın kaba kuvvete karşı verdiği bir varoluş mücadelesidir.






