Antalya’da Sağlık Çalışanlarına Yüksek Kazanç Vaadiyle Dolandırıcılık İddiası
Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Antalya Şehir Hastanesi ve Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan aralarında profesör ve doktorların da bulunduğu çok sayıda sağlık personeli, ABD borsasında yüksek kazanç vaadiyle dolandırıldıkları gerekçesiyle şikayetçi oldu. Akdeniz Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi olan F.A.’nın, geliştirdiği algoritma ve robot yazılım üzerinden yatırım yapma vaadiyle sağlık çalışanlarından yaklaşık 225 milyon TL topladığı öne sürüldü. Şüpheli F.A.’nın 1 Temmuz 2026 tarihinde Fransa’ya kaçtığı tespit edilirken, olayla ilgili adli süreç başlatıldı.
Sağlık Teknikerliğinden Öğretim Görevliliğine Uzanan Süreç
İddiaların odağındaki F.A.’nın kariyer geçmişi de incelemeye alındı. Erciyes Üniversitesi Sosyal Hizmetler Meslek Yüksekokulu mezunu olan ve bir dönem aynı üniversitede paramedik olarak çalışan F.A.’nın, KPSS ile Akdeniz Üniversitesi’ne geçiş yaptığı belirlendi. 2008 yılında sağlık teknikeri olarak göreve başlayan F.A.’nın, uzun yıllar sağlık camiasında bulunması sayesinde çok sayıda akademisyen ve hekimle yakın ilişkiler kurduğu iddia edildi.
ABD Borsasında Gece Seansı İle Yatırım Vaadi
Şüpheli F.A.’nın, kendi geliştirdiğini iddia ettiği borsa algoritmasıyla ABD borsasında döviz üzerinden yüksek ve risksiz kazanç sağlandığı vaadiyle güven kazandığı öne sürüldü. Bu yöntemle ikna olan bazı sağlık çalışanlarının bankalardan kredi çektiği, bazılarının ise gayrimenkullerini tapuda F.A.’nın üzerine tescil ettirdiği iddia edildi. Dolandırıcılık eylemlerine, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapan eşi F.A.’nın da aracılık ettiği, müştekilerin paraları doğrudan F.A.’nın banka hesabına havale ettikleri belirtildi.
Eski Rektör Prof. Dr. M.Ü. İddiaları Reddetti
Vurgun iddialarında adı geçen eski Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M.Ü., olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını açıkladı. Kamuoyunda kendisinin de para verenler arasında olduğuna dair iddiaları yalanlayan M.Ü., şüpheliyle hiçbir parasal ilişkisinin olmadığını ve konudan ötürü herhangi bir mağduriyetinin bulunmadığını belirtti. F.A.’nın öğretim görevlisi kadrosuna geçişinin ise M.Ü.’nün rektörlük dönemine denk geldiği ifade edildi.
Kadro Şartlarındaki Dikkat Çekici Detaylar
Şüphelinin öğretim görevlisi kadrosuna atanma sürecindeki özel şartlar tartışma yarattı. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik alanı için açılan ilanda, “tıp bilişimi veya biyoistatistik ve tıp bilişimi alanında yüksek lisans sahibi olmak ve ders verme tecrübesi bulunmak” şartı arandı. Yüksek lisansını 26 Haziran 2019’da tamamlayan F.A.’nın, 23 Ekim 2019’da kadroya başvurduğu ve 22 Kasım 2019 tarihinde atandığı öğrenildi. Kadro şartı olan ders verme tecrübesinin sağlanması amacıyla şüphelinin daha önce Enformatik alanında görevlendirildiği, bu görevlendirmeyi onaylayan bazı isimlerin de daha sonra mağdurlar arasında yer aldığı öne sürüldü.
Tez Jürisi ve Hastanedeki Ek Ödemeler
Soruşturma dosyasındaki iddialara göre, F.A.’nın yüksek lisans tez jürisinde yer alan bazı akademisyenlerin de yatırım vaadiyle para veren mağdurlar arasında olduğu ileri sürüldü. Ayrıca F.A.’nın öğretim görevlisi kadrosuna geçmesinin ardından, dönemin başhekimi Prof. Dr. B.A.’nın talebi doğrultusunda hastanede acil afet yönetimi ve çalışan güvenliği konularında danışmanlık yaptığı ve döner sermayeden pay aldığı tespit edildi. Bu ek ödemelerin 17 Ağustos 2020 tarihine kadar sürdüğü, mevcut üniversite yönetimi tarafından ise durdurulduğu kaydedildi.
Şüpheli Yurt Dışına Kaçtı, Eşi Adli Kontrolle Serbest Bırakıldı
Mağdur olan profesör, doktor ve sağlık çalışanlarından A.M., M.A., S.H.S., S.Ö., O.K., Ş.Ş., N.Y. ve S.T.Ç.’nin şikayetçi olması üzerine yapılan incelemede, F.A.’nın 1 Temmuz 2026 tarihinde Fransa’ya kaçtığı belirlendi. Olayın ardından gözaltına alınan şüphelinin eşi F.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. F.A. ifadesinde, eşinin ek gelir sağlamak amacıyla ağabeyi üzerine emlak ofisi açtığını, iki çocukları olduğunu ve eşinin kendisine “İstanbul’a gidiyorum” diyerek evden çıktığını belirtti. Suçlamaları reddeden F.A., eşinin finansal işlemlerinden haberdar olmadığını, hesaplarına herhangi bir para girişi gerçekleşmediğini ve olayları bir müşteki avukatının aramasıyla öğrendiğini savundu.
Kaynak: Hürriyet






