Akbelen Maden Sahasında Neler Yaşandı?
Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan ve uzun süredir çevreci direnişin sembolü haline gelen Akbelen maden sahası, geçtiğimiz haftalarda yargı heyetinin yaptığı keşif sırasında tansiyonun yükseldiği sahnelere ev sahipliği yapmıştı. İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık ile bölgedeki görevliler arasında yaşanan gerilim, hukuk boyutuna taşınmış ve kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. 30 Mart tarihinde gerçekleşen keşif sırasında jandarmanın müdahalesi ve heyete yönelik sarf edildiği iddia edilen sözler, süreci tutuklamaya kadar götürmüştü.
Tutuklama Kararının Perde Arkasındaki Suçlama
Dosyadaki detaylara bakıldığında, Esra Işık’ın jandarma ekiplerinin uyarılarına rağmen yargı heyetine yönelik sert ifadeler kullandığı öne sürülüyor. Görüntü izleme tutanaklarına yansıyan ve bilirkişi beyanlarıyla desteklenen iddialara göre Işık, heyete yönelik direnç göstermişti. ‘Yargı görevi yapan kişilere karşı nitelikli direnme’ suçlamasıyla karşı karşıya kalan Işık, 31 Mart’ta çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bu durum, bölgedeki çevre aktivistleri ve köylüler tarafından tepkiyle karşılanmış, tutuklamanın bir gözdağı olup olmadığı sorusu kulislerde tartışılmaya başlanmıştı.
Mahkemeden Tahliye Kararı Çıktı
Işık’ın avukatları, Milas 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvurarak tutukluluk haline itiraz etti. Yapılan hukuki inceleme neticesinde mahkeme, Esra Işık’ın tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Ancak bu tahliye kararı tamamen bir serbestlik anlamına gelmiyor. Mahkeme heyeti, Işık hakkında ‘adli kontrol’ şartı ve ‘yurt dışı çıkış yasağı’ koyarak davanın seyrine göre hareket edileceğinin sinyalini verdi. Bu hamle, yargının süreci titizlikle takip ettiğini ve davanın asıl düğümünün duruşma salonlarında çözüleceğini gösteriyor.
Bölgedeki Direniş ve Gelecek Senaryoları
Akbelen’deki mesele sadece bir tutuklama ya da tahliye kararıyla sınırlı değil. Bölgedeki köylülerin ve doğa savunucularının maden sahasına karşı verdikleri mücadele, hukuki süreçlerle sürekli bir testten geçiyor. Esra Işık’ın yaşadığı bu hukuki süreç, aslında bölgedeki toplumsal muhalefetin nasıl bir baskı mekanizmasıyla karşılaştığını da gözler önüne seriyor. Yargının verdiği bu son karar, tansiyonu bir miktar düşürse de asıl sınav 1 Haziran tarihinde görülecek olan duruşmada verilecek. Mahkemenin o gün vereceği kararlar, sadece bir kişi hakkındaki suçlamayı değil, Akbelen’deki direnişin hukuki zeminini de derinden etkileyebilir. Gözler şimdi Haziran ayındaki kritik duruşmaya çevrilmiş durumda.






