MENÜ
21 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,4792 ▼ %0,02
EURO 53,3552 ▲ %0,15
ALTIN 6.205,50 ▼ %1,30

Ağrı Kesici Yerine Zurna: Hastanede Ezber Bozan Anlar

Beyaz Önlüklerin Arasında Bir Ruhsal Başkaldırı

Modern tıp, acıyı dindirmek için bize her zaman kimyasal formüller, steril odalar ve soğuk metal cihazlar vaat eder. Ancak Kars’ın Selim ilçesinden yükselen o tiz ama hayat dolu ses, tüm bu mekanikleşmiş sağlık anlayışını bir anda yerle bir etti. 4 çocuk ve 14 torun sahibi, 80’lik delikanlı Nazım Koç, rahatsızlanarak kaldırıldığı Selim Devlet Hastanesi acil servisinde alışılagelmişin dışında bir yönteme başvurdu. Kan örneği verdikten sonra, cebinden çıkardığı 44 yıllık yoldaşı zurnasını üflemeye başlayan Koç, acının sadece ilaçla değil, ruhun gıdasıyla da bastırılabileceğini kanıtladı.

1982’den Beri Kesilmeyen Nefes

Nazım Koç, 1982 yılından bu yana zurnasını yanından bir an bile ayırmıyor. Eskigazi köyünde yaşayan ve bölgenin düğünlerinde ‘aranan isim’ haline gelen bu usta sanatçı için zurna, sadece bir enstrüman değil; bir yaşama tutunma biçimi. Kars’ın dondurucu soğuğunda, yolların kardan kapandığı zorlu coğrafyada o, nefesiyle hem kendini hem de çevresini ısıtıyor. Türkiye’nin dört bir yanından davetler alan Koç’un bu tutkusu, tıp literatüründe ‘müzik terapi’ olarak adlandırılan kavramın en samimi ve halk ozanıvari bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor.

Plasebo Değil, Bir Yaşam Felsefesi

Pek çok kişi hastane koridorlarında sessizliğe ve endişeye gömülürken, Nazım Koç’un ‘Müzik insanın derdine deva olur, çaldığımda moralim düzelir’ feryadı aslında toplumsal bir uyanışın işareti. Modern dünyanın bizi hapsettiği ‘hastalık’ psikolojisinden çıkmanın yolu, belki de hastane odalarında yankılanan bir zurna sesinde gizli. Acil servisteki sağlık çalışanlarının ve diğer hastaların şaşkın bakışları altında sanatını icra eden Koç, acının subjektif bir deneyim olduğunu ve insanın kendi moral motivasyonuyla bu süreci nasıl yönetebileceğini herkese gösterdi.

Dijital Dünyada Viral Olan Doğallık

Çevredeki vatandaşlar tarafından kaydedilen ve sosyal medyada hızla yayılan o anlar, aslında bir ironiyi de barındırıyor. Teknolojinin en son imkanlarıyla donatılmış bir hastanede, binlerce yıllık bir enstrümanın sağladığı huzur, videoyu izleyen binlerce kişiyi de derin bir düşünceye sevk etti. Nazım Koç, ‘Kızlar görüntümü paylaşmış, Allah işlerini rast getirsin’ diyerek tevazusunu korurken, aslında modern insanın kaybettiği o saf neşeyi ve direnci temsil ediyor. Bu olay, sağlığın sadece biyolojik bir durum olmadığını, ruhun da en az beden kadar ‘akort’ edilmeye ihtiyaç duyduğunu bir kez daha hatırlattı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir