İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran “emanet silah” davasında beklenen karar nihayet açıklandı. Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki suç eşyası emanet deposundan silah çaldığı iddiasıyla yargılanan memur Utku Erkek’in davası, yargı dünyasındaki güvenlik prosedürlerini ve denetim mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen karar duruşmasında, sanığın şaşırtıcı savunmaları ve mahkeme heyetinin verdiği nihai hüküm büyük dikkat çekti.
Tutuklu yargılanan sanık Utku Erkek, duruşmadaki savunmasında ağır maddi sıkıntılar yaşadığını ve eşiyle boşanma aşamasına geldiğini belirterek psikolojik bir çöküş içerisinde olduğunu öne sürdü. Emanet bürosundaki işleyişin son derece düzensiz olduğunu iddia eden sanık, bu boşluktan faydalandığını kabul etti. Ancak silahları ticari bir kazanç elde etmek veya satmak için değil, hayatına son vermek amacıyla aldığını savundu. İlk aldığı silahta mermi olmadığını fark edince intihar girişiminden vazgeçtiğini, ikinci kez silah aldığında ise polis kontrolüne takıldığını dile getiren sanık, suç işleme kastı taşımadığını iddia ederek beraatını talep etti.
Zimmet Suçundan Ceza Geldi
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın devletin kendisine güvenerek teslim ettiği eşyaları korumak yerine kendi çıkarları veya amaçları doğrultusunda kullandığını vurgulayarak “zincirleme şekilde zimmet” suçundan 21 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Yapılan incelemeler ve tanık beyanları doğrultusunda, emanet deposunun anahtarının muhafaza edilmesi ve envanter sayımı noktasında ciddi ihmallerin olduğu gün yüzüne çıktı. İdari işler memuru olarak görev yapan tanıklar, depodaki silah eksikliklerinin rutin bir denetim sırasında tesadüfen fark edildiğini ve bu durumun hemen rapor edildiğini mahkemeye aktardı.
Duruşma sonunda mahkeme heyeti, sanık Utku Erkek’i “zincirleme şekilde zimmet” suçundan suçlu bularak 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Ancak heyet, sanığın tutuklulukta geçirdiği süreyi dikkate alarak tahliyesine hükmetti. Olayla ilgili hazırlanan iddianamede, depoda toplam 13 silahın kayıp olduğu belirtilse de sanığın sadece iki silahla ilgili sorumluluğu kabul etmesi, diğer kayıp silahların akıbetine dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Kartal İskelesi’nde polis aramasıyla yakalanan memurun aldığı bu ceza, kamu görevlilerinin sorumlulukları ve devlet malının korunması açısından emsal bir nitelik taşıyor.
Kaynak: Hürriyet






