MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

Adliye ve Emniyette Skandal: Suç Örgütü Devlete Sızmış

Sokaktaki vatandaşa sorsanız ‘devletin kalbi neresidir’ diye, size ya adliye der ya emniyet. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen son soruşturma, bu güvenin nasıl sarsıldığını gözler önüne seriyor. Öyle bir suç ağı düşünün ki, içine polis memurunu, adliye katibini ve gümrük muhafaza memurunu dahi çekmiş. Bakırköy’de düzenlenen operasyonla gözaltına alınan 18 şüpheliden 17’si tutuklanarak cezaevine gönderildi ama dosyadaki detaylar uykuları kaçıracak cinsten.

Alman Savcıya Suikast İddiası ve PolNet Skandalı

Haberin en can alıcı noktası ise sınırları aşıp Almanya’ya kadar uzanıyor. Kırmızı bültenle aranan örgüt lideri İsmail Atız, Almanya’da yakalanıp serbest bırakıldıktan sonra akılalmaz bir planı devreye sokmuş. İddiaya göre, kendisine yönelik operasyon yapan bir Alman savcıyı hedef almış. Bu suikast hazırlığı sırasında, Türkiye’deki kamu görevlilerinin desteği devreye girmiş. Emniyetin en mahrem bilgi ağı olan PolNet üzerinden bilgi sızdırıldığı ortaya çıktı. A.A. isimli bir polis memurunun, sadece 3 bin lira gibi komik bir rakam karşılığında suç örgütü üyelerinin kimlik bilgilerini sorguladığı ve bu bilgileri paylaştığı iddia ediliyor. Bu durum, kamu güvenliğinin nasıl bu kadar kolay delindiği sorusunu akıllara getiriyor.

Havalimanından Adliyeye Ulaşan İhanet Şebekesi

Örgütün kolları sadece emniyetle sınırlı değil. Serkan Cemal Güney liderliğindeki yapılanmanın, İstanbul Havalimanı’nda görevli bir gümrük memuru olan S.A. aracılığıyla uyuşturucu trafiğini yönettiği öne sürülüyor. Brezilya’nın Sao Paulo şehrinden gelecek olan uyuşturucuların bizzat bu memur tarafından teslim alınıp ülkeye sokulması planlanmış. Uzmanlar, bu tür yapıların kurumsal çürüme tehlikesini tetiklediğini ve uyuşturucuyla mücadelenin içimizdeki ‘çürük elmalar’ ayıklanmadan kazanılamayacağını savunuyor. Ayrıca, bir adliye katibinin kırmızı bülten sorgusu yapması, örgütün yargı ayağındaki hareket kabiliyetini de gösteriyor.

Son olarak, dünya genelinde suç örgütlerinin kullandığı SKY isimli şifreli yazışmaların çözülmesiyle bu gizli ilişkiler bir bir deşifre edildi. Türkiye bağlantılı bu yazışmalar, suçluların devletin içine kadar sızdığını açıkça ispatlıyor. Vatandaşın adalet beklediği kapıların, rüşvetle suçlulara açılması toplumsal bir yara olarak karşımızda duruyor. Şimdi herkesin sorduğu soru aynı: Bu ağın daha ne kadar derine indiği ve bu sızıntıların tamamen nasıl kesileceği.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir