Adana’nın geleneksel lezzet üretim merkezlerinden biri olan Sarıçam ilçesi, 15 Şubat sabahında sanayi tarihine kara bir not olarak düşecek trajik bir olayla sarsıldı. Bölgenin lokomotif sektörlerinden şalgam suyu üretimi yapan bir fabrikada yaşanan iş kazası, bir emekçinin hayatına mal olurken, endüstriyel güvenlik standartlarını da yeniden tartışmaya açtı. 30 yıllık meslek hayatım boyunca pek çok sanayi kazasına tanıklık etmiş bir gazeteci olarak söyleyebilirim ki; bu tür olaylar sadece bir ‘kaza’ değil, üretim süreçlerindeki denetim mekanizmalarının sessiz çığlığıdır.
Görünmez Kazanın Ardındaki Büyük İhmal Soruları
Olay günü, fabrikanın en kritik bölümlerinden biri olan havuç yıkama ve doğrama hattında görev yapan Sami Can, rutin mesaisini sürdürürken bir anlık denge kaybı yaşadı. Bu talihsiz an, genç işçinin kolunu devasa makineye kaptırmasıyla sonuçlandı. Çevredeki diğer işçilerin durumu fark ederek panik içerisinde makineyi durdurma çabaları ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarlar, ne yazık ki süreci tersine çevirmeye yetmedi. Olay yerine hızla intikal eden sağlık ekiplerinin tüm çabalarına rağmen, hastaneye kaldırılan Sami Can’ın yaşam mücadelesi hüsranla sonuçlandı.
İş güvenliği uzmanlarının genel varsayımlarına göre, bu tür makinelerde ‘sensörlü durdurma sistemleri’ veya ‘fiziki bariyerlerin’ eksikliği, basit bir denge kaybının bile ölümcül bir trajediye dönüşmesine zemin hazırlıyor. Fabrikadaki çalışma düzeni, makine koruyucularının mevcudiyeti ve personelin iş sağlığı eğitimi alıp almadığı gibi hususlar, başlatılan soruşturmanın temel eksenini oluşturacaktır. Özellikle gıda sanayisinde, hız ve üretim baskısının güvenlik protokollerinin önüne geçmesi, ne yazık ki benzer acı senaryoların sıkça tekrarlanmasına neden olmaktadır.
Bir Emekçinin Vedası ve Toplumsal Yansımalar
Sami Can’ın cenazesi, Adana Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilerek son yolculuğuna uğurlandı. Gözyaşlarının sel olduğu cenaze töreni, sadece bir ailenin yası değil, aynı zamanda geçim mücadelesi veren binlerce sanayi çalışanının da ortak kaygısı haline geldi. Bu vefat, yerel halk arasında büyük bir üzüntü yaratırken, sanayi bölgelerindeki denetimlerin kağıt üzerinde kalmaması gerektiği gerçeğini bir kez daha yüzümüze vurdu.
Adli makamlar olayla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlatırken, fabrikanın işletme sorumluları ve iş güvenliği yetkililerinin ifadelerine başvurulacağı öğrenildi. Bu vakanın, bölgedeki diğer üretim tesisleri için bir uyarı niteliği taşımasını temenni ediyoruz. Zira bir canın bedeli, hiçbir üretim kotasıyla ölçülemeyecek kadar kutsaldır. Sami Can’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve mesai arkadaşlarına başsağlığı dileriz.






