MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Acılı aileye şantaj kabusu: Mahkemeden beklenen karar

Evlat Acısının Üzerine Gelen Tehdit Mesajları

Güngören’de geçtiğimiz Ocak ayında bıçaklı bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ailesi, çocuklarının yasını tutamadan dijital bir zorbalığın ve tehdit zincirinin hedefi oldu. Cinayetin ardından aileyi adeta kıskaca alan Muhammet Yusuf Kazıcı, acılı anne Gülhan Ünlü ve baba Cüneyt Çağlayan’a kabusu yaşattı. Mahkeme kayıtlarına yansıyan detaylar, sanığın sadece tehdit etmekle kalmadığını, ailenin kişisel verilerini ele geçirerek huzurunu sistematik bir şekilde bozduğunu gözler önüne serdi.

48 Saat Mühlet ve Kurye Tacizi

Duruşmada söz alan anne Gülhan Ünlü’nün ifadeleri, yaşanan dehşetin boyutunu kanıtlar nitelikteydi. Sanık Kazıcı’nın, ölen genç Atlas Çağlayan’ın kendisine 40 bin lira borcu olduğu iddiasıyla ortaya çıktığı ve bu paranın 48 saat içinde ödenmemesi durumunda aileyi ölümle tehdit ettiği belirlendi. Ancak taciz sadece mesajlarla sınırlı kalmadı. Sanık, ailenin adres bilgilerini kullanarak eve asılsız itfaiye, polis ve yemek kuryeleri yönlendirerek psikolojik bir baskı mekanizması kurdu. Bürokraside ‘kişilerin huzur ve sükununu bozma’ olarak geçen bu durum, vatandaşın dilinde tam anlamıyla bir hayatı zindan etme çabasıdır.

Mahkeme Salonunda Pişmanlık Savunması

Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya SEGBİS ile bağlanan sanık Muhammet Yusuf Kazıcı, savunmasında klasikleşmiş ‘pişmanlık’ kartına başvurdu. Aileye başsağlığı dileyen ve özür dileyen sanık, yaptıklarından ötürü üzgün olduğunu iddia etti. Ancak mahkeme heyeti, işlenen suçun niteliğini ve acılı bir ailenin üzerine bu denli gidilmesini ağır bir kusur olarak değerlendirdi. Ankara koridorlarında sıkça konuşulan ‘ikincil mağduriyet’ kavramı, bu davada yargının sert tokadıyla karşılık buldu.

6 Yıl 8 Ay Hapis Cezası ve Hukuki Ders

Mahkeme, sanığın eylemlerini basit bir tehdit olarak görmedi. Muhammet Yusuf Kazıcı, ‘Nitelikli yağmaya teşebbüs’ suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılırken, ailenin ve diğer mağdurların bilgilerini usulsüzce ele geçirdiği için ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’ suçundan da 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Toplamda 6 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkındaki ‘Kişilerin sükun ve huzurunu bozma’ suçundan verilen 2 ay 15 günlük ceza ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kapsamında değerlendirildi. Bu karar, sosyal medya ve dijital kanallar üzerinden ailelerin huzuruna kastedebileceğini sananlar için önemli bir emsal teşkil ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir