MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9795 ▲ %0,02
EURO 53,5436 ▲ %0,30
ALTIN 6.626,49 ▲ %1,10

90 Yaşında Bir Devrim: Bayrağın Rengini O Kurtardı

Emeklilik Bir İllüzyon mu?

Modern toplumun bize dayattığı en büyük yalanlardan biri, belirli bir yaştan sonra zihinsel üretimin durması gerektiğidir. 60 yaşına gelince köşesine çekilen, hayatın geri kalanını sadece izlemekle yetinen kitlelerin aksine, Şadıman Karbaş Vurallı ezberleri bozuyor. 90 yaşını aşmış bir kadının Marmara Üniversitesi koridorlarında doktora tezi peşinde koşması, sadece bir akademik azim öyküsü değil, aynı zamanda atalete gömülmüş modern insana indirilmiş sert bir tokattır. Bizler daha yirmili yaşlarımızda ‘tükendik’ edebiyatı yaparken, Vurallı’nın sönmeyen bu öğrenme ateşi, başarının yaşla değil, bir meseleye duyulan tutkuyla ilgili olduğunu kanıtlıyor.

Bayrağın Beyazındaki Gizli Formül

Şadıman Karbaş Vurallı’nın ismi sadece akademik çevrelerde değil, Türkiye’nin en kutsal sembollerinden biri olan Türk bayrağının tarihinde de altın harflerle yazılı. Bugün gönderde dalgalanan bayrağımızın o tertemiz beyaz rengi, aslında bir mühendislik dehasının ürünü. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Yüksek Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, bayrak üretim süreçlerinde standartları belirleyen isimlerden biri oldu. Özellikle beyaz ay ve yıldızın zamanla sararmasını engelleyen özel formülü geliştirerek, milli sembolümüzün her daim ilk günkü parlaklığında kalmasını sağladı. Bu, sadece bir kimya deneyi değil, bir vatanseverin işine duyduğu derin saygının somut bir yansımasıdır.

Yarım Kalan İşlere Yer Yok

Vurallı’nın hayat felsefesi tek bir cümleyle özetlenebilir: ‘Yarım iş olmaz.’ Günümüzde her şeyin ‘hızlı ve yüzeysel’ olduğu, bilginin dahi saniyeler içinde tüketilip atıldığı bir çağda yaşıyoruz. Ancak o, bilimi kesintisiz bir zincir olarak görüyor. Kars’ta başlayan eğitim yolculuğunu, bugün 90 yaşının üzerinde bir doktora teziyle taçlandırmak istemesi, iş disiplininin ne demek olduğunu hepimize hatırlatıyor. Marmara Üniversitesi kampusunda gençlerin arasında, elinde notlarıyla görülen bu çınar, başarının anahtarının sadece ‘dikkat’ ve ‘odaklanma’ olduğunu vurguluyor. Ona göre dikkati dağılmış bir zihin, ne kadar yetenekli olursa olsun üretemez.

Genç Kuşaklara Devredilen Bilimsel Miras

Bilimsel çalışmalarını sadece kendisi için değil, gelecek nesiller için de bir temel taşı olarak görüyor. Doktora tezini tamamladıktan sonra tüm bu birikimini genç bir bilim insanına devretmeyi planlaması, bilginin mülkiyetine değil, sürekliliğine inandığını gösteriyor. Şadıman Karbaş Vurallı’nın hikayesi, aslında hepimize şu soruyu soruyor: Siz gerçekten yaşıyor musunuz, yoksa sadece size ayrılan sürenin dolmasını mı bekliyorsunuz? Eğer 90 yaşında bir kadın hala bayrağın rengi ve bilimin geleceği için dertleniyorsa, hiçbirimizin yorulmaya, pes etmeye veya ‘benim vaktim geçti’ demeye hakkı yok demektir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir