Filistin Yolundaki Aktivistlere Yönelik Muameleye Sert Tepki
Türkiye’nin de aralarında bulunduğu sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine yönelik İsrail Aşırı Sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in sergilediği tutumu ortak bir bildiriyle sert bir şekilde kınadı. Yapılan ortak açıklamada, gözaltındaki barış aktivistlerine uygulanan muamelenin uluslararası hukuka tamamen aykırı olduğu ve kabul edilemeyeceği vurgulandı.
Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanlarının imzasıyla yayımlanan metinde, Ben-Gvir’in alıkonulan sivilleri kamuoyu önünde kasten hedef alarak aşağılaması sert bir dille eleştirildi. Diplomatlar, bu davranışın insan onuruna doğrudan bir saldırı niteliği taşıdığını belirtti.
“İnsan Onuruna Yönelik Utanç Verici Bir Saldırı”
Bakanlar, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü politikaların yanı sıra, gözaltındaki kişilere yönelik bu tür aşağılayıcı muamelelerin uluslararası insancıl hukuk ve küresel insan hakları sözleşmelerini açıkça çiğnediğini ifade etti. Açıklamada, aşırılıkçı siyasetçilerin provokatif eylemlerinin bölgedeki tansiyonu tırmandırmaktan başka bir amaca hizmet etmediğine dikkat çekildi.
Küresel Sumud Filosu Nedir ve Neden Hedef Alındı?
Gazze’deki insani krize dikkat çekmek ve ablukayı barışçıl yollarla delmek amacıyla organize edilen Küresel Sumud Filosu, dünyanın dört bir yanından farklı din, dil ve ırka mensup insan hakları aktivistlerini bir araya getiriyor. Tamamen insani saiklerle hareket eden bu aktivistlerin gözaltına alınması ve ardından maruz kaldıkları psikolojik baskı, uluslararası toplumda infial yarattı. Eskişehir gibi genç nüfusun ve hak savunucularının yoğun olduğu dinamik kentlerde de yakından takip edilen bu süreç, küresel vicdanın nasıl yara aldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Uluslararası Kamuoyundan Hesap Sorulması Talebi
Ortak açıklamada, Ben-Gvir ve diğer radikal İsrailli yetkililerin Filistinlilere yönelik nefret söylemleri ile şiddet kışkırtıcılığına son verilmesi istendi. Bakanlar, iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı bir barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak gördükleri bu provokasyonların tekrarlanmaması için somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Uluslararası kurumlara çağrıda bulunularak, sorumlulardan hesap sorulması ve insan haklarının eksiksiz korunması talep edildi.
Kaynak: Hürriyet






