MENÜ
16 Haziran 2026 Salı
DOLAR 46,3071 ▲ %0,02
EURO 53,7283 ▲ %0,01
ALTIN 6.423,47 ▲ %0,15

7 Yıl Süren Kabus Bitti: Kaçırılan N.S. Mustafakemalpaşa’da Kurtarıldı

Acılı Anne Rebecca’nın Yıllar Süren Umutlu Arayışı

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yürekleri dağlayan bir olayın perdesi aralandı. Almanya’da hayat kuran Umut K., 2018 yılında Alman sevgilisi Rebecca S. ile bir erkek çocuk sahibi oldu. Minik N.S.’nin dünyaya gelişiyle çiftin hayatı yeni bir boyut kazanmıştı. Ancak bu mutluluk, Umut K.’nın annesi Hanife S.’yi ziyaret etmek için Bursa’ya geldiklerinde, beklenmedik bir kararla gölgelendi. Almanya’ya geri dönmekten vazgeçen Umut K., Rebecca S.’ye, oğullarını kendisine bırakarak ülkesine dönmesini söyledi. Bu talebin ardından çıkan şiddetli tartışmalar ve anlaşmazlıklar, maalesef küçük N.S.’nin hayatını kökten değiştirecek bir dizi olayın fitilini ateşledi. İddialara göre Umut K., oğlunu kaçırmaya karar verdi ve bu planını acımasızca hayata geçirdi. Minik N.S., annesinden koparılarak, Umut K.’nın annesi Hanife S.’ye teslim edildi. Rebecca S., bir market alışverişi dönüşü oğlunun evde olmadığını fark ettiğinde yaşadığı dehşet, kelimelerle tarif edilemezdi. Çaresiz anne, hemen polise başvurup şikâyetçi oldu. Almanya’ya geri dönmek zorunda kalan Rebecca S., bu süreçte oğlunu kaçırdığından şüphelendiği Umut K. ve annesi Hanife S. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bu şikâyet, yıllar sürecek bir hukuk mücadelesinin ve bir annenin bitmek bilmeyen umutlu arayışının başlangıcı oldu.

5 yıl önce, 3 Ekim 2019 tarihinde, Rebecca S. sosyal medya üzerinden bir video paylaşarak tüm dünyadan yardım istemişti. Gözyaşları içinde, “Çaresiz kaldığım için bu yola başvurdum ve sizden oğlumun nerede olabileceğine dair bir ipucu almayı ümit ediyorum” diyerek feryat eden anne, bir annenin evladına kavuşma özlemini tüm dünyaya duyurmaya çalışıyordu. Bu video, olayın sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da ne denli büyük bir yankı uyandırdığının göstergesiydi.

Yargı Süreci ve Polisin Kararlı Takibi

Rebecca S.’nin suç duyurusunun ardından baba Umut K. ve babaanne Hanife S. hakkında dava açıldı. Ne yazık ki, bu trajik süreçte küçük N.S., babasının akrabaları tarafından dört duvar arasına hapsedildi; dış dünyayla tüm bağları koparıldı. Tam yedi yıl boyunca dışarı çıkmasına izin verilmeyen, okula gönderilmeyen N.S.’nin bu esareti, vicdanları sızlatacak bir tablo çiziyordu. Olayın en üzücü gelişmelerinden biri de, baba Umut K.’nın 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesi oldu. Babaannenin de mahkeme duruşmalarına katılmaması üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan Hanife S., haftada bir kez polis merkezine giderek imza atma şartıyla serbest bırakıldı. Ancak babaanne, diğer duruşmalara da katılmaktan imtina edince, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri devreye girdi.

Mustafakemalpaşa Başsavcılığı’nın titiz çalışmaları ve izniyle, 6 kişilik özel bir ekip kuruldu. Bu özel ekip, tam 30 gün boyunca Hanife S.’yi adım adım takip etti. Haftada bir kez polis merkezine giderek imza atan ve günün belirli saatlerinde halasının oğlu Recai M.’nin evine giden babaannenin her adımı dikkatle izlendi. Tam 300 saatlik kamera görüntüsü incelendi, en ufak bir ipucu dahi gözden kaçırılmadı. Polisin bu sabırlı ve kararlı çalışması, küçük N.S.’nin kurtuluşu için hayati bir önem taşıyordu. Bu olay, adaletin er ya da geç tecelli edeceğini, ancak bunun için bazen büyük bir azim ve fedakarlık gerektiğini bir kez daha gösterdi.

7 Yıl Sonra Gelen Kurtuluş: Çöp Yığınları Arasında Bir Yaşam

10 Mart günü, polis merkezine gelip imzasını attıktan sonra özel ekip tarafından izlenen babaanne Hanife S.’nin şüpheli tavırları, operasyonun dönüm noktası oldu. Hanife S., çevresini dikkatle kontrol ettikten sonra harabe bir eve girdi. Bu an, ekiplerin uzun süredir beklediği sinyaldi. Operasyon düğmesine basıldı ve eve baskın düzenlendi. Gözleri yaşartan manzara karşısında, ekipler dahi derin bir hüzün yaşadı: Minik N.S., kıyafet ve çöp yığınları arasında, bitkin ve perişan halde bulundu. Yedi yıl boyunca dış dünyadan tamamen soyutlanmış, hiç okula gitmemiş, çocukluğunu yaşaması gereken en güzel yıllarını dört duvar arasında geçirmiş bu çocuk, artık 8 yaşındaydı.

Özel ekip tarafından kurtarılan N.S., derhal sağlık kontrolünden geçirildi. Ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilerek devlet koruması altına alındı. Bu kurtuluş, sadece N.S. için değil, onun bulunmasını dört gözle bekleyen annesi ve bu davanın peşini bırakmayan herkes için büyük bir umut ışığı oldu. Operasyonun ardından Hanife S. ile halasının oğlu Recai M., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu tutuklamalar, adaletin tecelli ettiğinin bir kanıtıydı.

N.S.’nin Yeni Hayatı ve Toplumsal Dersler

Şu anda 8 yaşında olan N.S., devletin şefkatli kanatları altında yeni bir hayata merhaba dedi. Ancak yedi yıl boyunca yaşadığı izolasyon, eğitimsizlik ve sağlıksız koşullar, onun için uzun ve zorlu bir iyileşme sürecinin başlangıcı anlamına geliyor. Psikolojik destek, eğitim ve sağlıklı bir sosyal çevre, N.S.’nin kaybettiği çocukluğunu bir nebze olsun geri kazanması için hayati önem taşıyor. Bu olay, uluslararası çocuk kaçırma vakalarının ne denli derin yaralar açtığını ve çocuklarımızın korunması adına toplumsal bilincin ve uyanıklığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.

Rebecca S., oğlunu en son 1 yaşındayken görmüştü. Aradan geçen yedi yıl, bir annenin en değerli varlığından ayrı kalmasının acısını ve bitmek bilmeyen özlemini beraberinde getirdi. N.S.’nin kurtuluşu, bir annenin sebatının, adaletin kararlılığının ve emniyet güçlerimizin azminin zaferi olarak tarihe geçti. Bu tür vakaların bir daha yaşanmaması, çocuklarımızın geleceğinin karartılmaması için hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Unutmayalım ki, her çocuk, sağlıklı, mutlu ve güvende bir ortamda büyüme hakkına sahiptir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir