Zamanın Unuttuğu Bir Kahraman Hikayesi
Bazen adalet, bir insanın ömründen bile uzun sürebiliyor. Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesi, Yeşilhöyük köyü sessizliğini bozarken, 1966 yılından bu yana süregelen bir vefa borcu nihayet muhatabını buldu. İstihkam Er Yaşar Ceylan, vatani görevini ifa etmek üzere gittiği Erzurum’da geçirdiği talihsiz bir iş kazası sonucu hayatını kaybettiğinde takvimler 11 Ekim 1966’yı gösteriyordu. Ancak o dönemde tutulan kayıtlar ve bürokrasinin hantal çarkları, Ceylan’ın isminin yanına o kutsal unvanı, ‘şehit’ ibaresini eklemeyi unutmuştu. Tam 60 yıl boyunca bu toprakların bir evladı, hak ettiği onurdan mahrum bir şekilde köy kabristanında yattı.
Bürokrasinin Labirentlerinde Kaybolan Haklar
Bir insanın vatanı için can vermesi, sadece bir can kaybı değildir; o canın geride bıraktığı mirasa sahip çıkılması devletin en asli görevidir. Yaşar Ceylan vakasında ise bu mirasın tozlu raflar arasında kalmış olması, toplum olarak vicdanımızı sorgulatıyor. Erzurum Fevzi Çakmak Askeri Hastanesi’nde son nefesini veren bir askerin, ‘vazife malulü’ olarak tescil edilmesi neden yarım asırdan fazla sürer? Bu sorunun cevabı, Türkiye Harp Malülü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği’nin titiz çalışmasıyla gün yüzüne çıktı. Akrabası Hüseyin Durmuş’un dikkati ve derneğin hukuki takibi olmasaydı, Yaşar Ceylan belki de sadece bir isim olarak silinip gidecekti.
Mezar Taşındaki Değişim ve Manevi Sorumluluk
İsmail Kumartaşlı’nın liderliğindeki dernek, askeri arşivlerin derinliklerine inerek resmi belgeleri tek tek gün yüzüne çıkardı. Yapılan incelemeler neticesinde, Ceylan’ın görev başında hayatını kaybettiği ve yasal olarak şehitlik statüsünü taşıması gerektiği tescillendi. Şimdi o köy mezarlığında bir değişim var. Yönetmeliklere uygun olarak yeniden düzenlenen şehit mezarı, sadece mermerden bir yapı değil, aynı zamanda geç kalmış bir özrün ve iade-i itibarın sembolü. Afyonkarahisar şehitleri arasına isminin altın harflerle kazınması, sadece ailesi için değil, o köyde yaşayan her genç için bir gurur vesilesi oldu.
Toplumsal Hafızanın Önemi ve Sonuç
Bu olay bize gösteriyor ki; bir askerin hikayesi öldüğünde değil, unutulduğunda biter. 60 yıl sonra gelen bu tescil, benzer durumda olan başka aileler için de bir umut ışığı yakıyor. Devletin kayıtları arasındaki kopukluklar, bazen insanların en kutsal haklarının gölgelenmesine neden olsa da, sivil toplum kuruluşlarının ve duyarlı vatandaşların çabasıyla bu hatalar telafi edilebiliyor. Yaşar Ceylan artık sadece Yeşilhöyük köyünün bir evladı değil, bu vatanın tescilli bir kahramanıdır. Gecikmiş de olsa bu hak teslimi, adaletin er ya da geç tecelli edeceğinin en somut kanıtı olarak tarihe not düşüldü.






