MENÜ
19 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,4404 ▼ %0,04
EURO 53,3544 ▲ %0,21
ALTIN 6.204,41 ▼ %1,32

23 Nisan’da Çocuklar Konuştu: Peki Onlara Kim Kulak Verecek?

Bayram Coşkusu mu, Yoksa Geleceğe Yönelik Bir Hesaplaşma mı?

Milli Eğitim Bakanı Tekin’in, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarını belirlemek üzere ülkenin dört bir yanından gelen çocuklarla bir araya gelmesi, ilk bakışta hoş ve demokratik bir tablo çiziyor. Geçen yıl hayata geçirilen ‘23 Nisan Çocuk Bayramı Düzenleme Kurulu’ bünyesinde yapılan bu çevrimiçi toplantıda, öğrencilere ve öğretmenlere teşekkürler yağdırıldı, velilere de destekleri için minnet sunuldu. Ancak bu samimi görüntünün ardında, biz ekonominin nabzını tutanlar için çok daha derin sorular yatıyor. Bu toplantılar, gerçekten çocuklarımızın geleceğine yapılan sağlam bir yatırımın işareti mi, yoksa sadece iyi niyetli ama yüzeysel bir çabanın göstergesi mi?

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, dünya sahnesinde eşi benzeri olmayan bir vizyonla, demokrasi kültürünü bu denli erken yaşta başlatan lider olduğu su götürmez bir gerçek. O, 23 Nisan 1920’de temellerini attığı Türkiye Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa edecek bir neslin yetiştirilmesi görevini devlete emanet etti. Bu, sıradan bir emanet değil; ülkenin kaderini belirleyecek bir insan sermayesi yatırımıydı. Peki, bugün bu mirasın nasıl korunduğunu, çocuklarımızın gerçekten iyi yetişmesi için ne denli somut adımlar atıldığını sorgulamamız gerekmez mi?

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” Nereye Gidiyor?

Bakan Tekin, 23 Nisan haftasını çocuklara sorumluluklarını hatırlatacak, demokrasiye ve devletin devamlılığına sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmek üzere çaba sarf ettiklerini dile getirdi. Bu misyonun, öğretmenlerin ve idarecilerin ana görevi olduğunu vurguladı. Ancak söylemler ile sahadaki gerçekler çoğu zaman birbirinden çok farklıdır. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında kurgulanan bu yapının, ulusun ve devletin devamlılığına sahip çıkacak bir kuşak yetiştirme hedefi, kulağa hoş geliyor. Peki, bu iddialı model, sınıf mevcutları, öğretmen açıkları, müfredatın sık değişen yapısı ve eğitimde fırsat eşitsizliği gibi kronik sorunlar karşısında ne kadar dirençli?

Çocuklarla yapılan bu istişarelerin, karşılıklı kültür beslemek adına önemli olduğu belirtiliyor. Ancak kaçımız, daha önce öğrencilerin dile getirdiği önerilerin ne kadarının hayata geçirildiğini biliyoruz? Bu, sadece bir “fikir sorma” etkinliği mi, yoksa gerçekten dönüşüme yol açan bir katılım mekanizması mı? Eğer çocuklarımızın sesleri gerçek anlamda yankı bulmuyorsa, o zaman bu tür toplantıların maliyeti, sadece organizasyon giderleriyle sınırlı kalmaz. En büyük maliyet, gelecek nesillerin sisteme olan güvenini, aidiyet duygusunu ve katılım arzusunu yitirmesidir ki, bunun ekonomik ve toplumsal faturası tahminlerin çok ötesindedir.

Çocukların Sözü, Yetişkinlerin Asıl Sorumluluğu

Toplantıda 81 ilden gelen öğrenciler, hayal ettikleri programları ve görüşlerini cesurca paylaştılar. Müzik ve halk oyunları etkinliklerinin artırılması, spor ve bilim dünyasından tanınmış isimlerle buluşma imkanları, okul bahçelerine oyun alanları kurulması gibi son derece makul ve yerinde önerilerde bulundular. Çocuklar, görüşlerine değer verilmesinden memnuniyet duyduklarını dile getirerek, fikirlerinin sorulmasını ve bu doğrultuda çalışmalar yapılmasını anlamlı bulduklarını ifade ettiler.

İşte tam da bu noktada, biz yetişkinlerin, yöneticilerin asıl sorumluluğu ortaya çıkıyor: Bu önerileri birer ‘talep’ olarak görüp rafa kaldırmak mı, yoksa çocukların geleceğe dair hayallerini gerçeğe dönüştürecek somut adımlar atmak mı? 23 Nisan’ı sadece coşkuyla kutlamak yetmez; ulusal egemenliğin temsilcisi olan çocuklarımıza hak ettikleri değeri, eğitim sistemimizin her kademesinde hissettirmek zorundayız. Aksi takdirde, bugün verilen sözler ve kurulan hayaller, yarınlara uzanan bir hayal kırıklığına, daha da kötüsü, bu ülkenin potansiyelini eriten gizli bir ekonomik maliyete dönüşecektir. Unutmayalım ki, bir ülkenin en büyük sermayesi, iyi yetiştirilmiş, sözü dinlenmiş ve geleceğe umutla bakan gençleridir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir