Kızılüzüm Yaylası’nda Korku Dolu Bekleyiş
Denizden tam 2 bin 200 metre yüksekte, medeniyetten uzak bir noktada gerçek bir hayatta kalma mücadelesi veriliyor. Gümüşhane ve Trabzon sınırındaki Kızılüzüm Yaylası, bugünlerde bir korku filmini aratmayan sahnelere tanıklık ediyor. Kış uykusundan uyanan ve açlıkla saldırganlaşan ayıların hedefi haline gelen yayla evleri, sahiplerini çaresiz bıraktı. Şalpazarılı Hüseyin Çolakoğlu, canını dişine takarak inşa ettiği evini korumak için dondurucu karın ortasında nöbete başladı. Durum sadece bir ev koruma meselesi değil, vahşi doğanın göbeğinde verilen bir yaşam savaşı.
Ayı Pençesiyle Yerle Bir Olan Hayaller
Mart ayında yaylaya çıkan Çolakoğlu, karşılaştığı manzara karşısında adeta şoke oldu. Aç kalan bir ayı, ikinci katın pencere çerçevelerini parçalayarak içeri sızmış, mutfak dolaplarından televizyon sehpasına kadar ne varsa un ufak etmişti. Her yer talan edilmiş, koca bir kışın emeği bir gecede yok olmuştu. Çolakoğlu pes etmedi; hasarı kendi imkanlarıyla onardı, camları yeniden taktı. Ancak asıl tehlikenin henüz geçmediğini, ayının bölgeyi terk etmediğini anladığında geri dönmek yerine kalmayı seçti. Bu karar, onu doğanın en sert yüzüyle karşı karşıya getirdi.
Kar Esareti ve Çaresiz Bekleyiş
Nisan ayının gelmesiyle havaların ısınmasını bekleyen yaylacılar büyük bir şok yaşadı. Beklenmedik ve şiddetli bir fırtına, Kızılüzüm Yaylası’nı tamamen beyaza gömdü. Yollar kapandı, ulaşım kesildi ve yayla adeta dünyadan izole bir ada haline geldi. Evini vahşi hayvan saldırılarına karşı korumak için orada kalan Çolakoğlu için şimdi asıl sınav başlıyor. Dışarıda dondurucu bir soğuk, içeride ise her an kapıyı zorlama ihtimali olan bir vahşi hayvan tehdidi var. Hareket alanının kısıtlandığı bu noktada, her ses bir panik sebebi.
Erittikleri Kar Suyuyla Hayata Tutunuyorlar
Bölgede ne elektrik var ne de akan bir su. Çolakoğlu, dondurucu Karadeniz soğuğunda donmamak için sobayı bir an olsun söndürmüyor. Su ihtiyacı ise tam bir dram. Kapının önünde biriken kar kütlelerini kovalara doldurup sobanın üzerinde eriterek içme suyu elde ediyor. ‘Mecburiyetten buradayız’ diyen Çolakoğlu’nun tek korkusu, onardığı evin yeniden bir saldırıya uğraması ve bu mahsur kalma halinin haftalarca sürmesi. Yolların ne zaman açılacağı ise henüz belirsizliğini koruyor.
Doğal Yaşam ve İnsan Çatışması Tırmanıyor
Bu olay sadece bir kişinin mücadelesi değil, Karadeniz yaylalarında her geçen gün büyüyen bir sorunun dışavurumu. Doğal alanların daralması ve yiyecek kıtlığı, ayıların kış uykusundan uyanır uyanmaz yerleşim yerlerine inmesine neden oluyor. Ayıların pençeleriyle parçalanan kapılar, sadece maddi hasar değil, bölge halkı üzerinde ciddi bir psikolojik baskı da oluşturuyor. Yetkililer, ulaşım sağlanamayan bölgelerdeki vatandaşların güvenliği için teyakkuza geçerken, yaylacılar baharın ve yolların açılmasını bekliyor.






