Samsun’un Bafra ilçesinde 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan ve kimliği belirlenemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen kadının kimliği netleşti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen titiz çalışmalar neticesinde mezardaki bedenin yıllardır kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olduğunu duyurdu. Bu gelişme, yıllar süren belirsizliği sonlandırırken, olayın arkasındaki cinayet şüphesini de yeniden gündeme taşıdı.
Yıllar önce kaybolan ve akıbetinden haber alınamayan bireylerin dosyaları, aileleri için bitmek bilmeyen bir bekleyişe dönüşüyor. Gülcan Yazıcı davası da bu acı örneklerden biriydi. 2006 yılında bulunan ve kimliği tespit edilemeyen cenaze, yasal prosedürler gereği kimsesizler mezarlığına nakledilmişti. Ancak adli tıp ve DNA teknolojilerindeki son gelişmeler, adaletin zaman aşımına uğramasını engelledi.
DNA Eşleşmesi ve 1000 Kişilik Kritik Liste
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma, iğneyle kuyu kazma sürecine dönüştü. Ekipler, geçmişe dönük 1000 kişilik kayıp listesini ve bu kişilerin tüm aile bağlarını mercek altına aldı. Yapılan geniş kapsamlı DNA profili karşılaştırmaları sonucunda, kimsesizler mezarlığındaki kadının Gülcan Yazıcı olduğu kesinleşti.
Kimlik tespitinin hemen ardından soruşturmanın seyri cinayet şüphesi yönünde hız kazandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı ve Samsun İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü operasyonla, Yazıcı’nın ölümüne karıştığı değerlendirilen 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Adli süreç başlatılırken, zanlıların sorgusunun emniyette devam ettiği bildirildi.
Yıllar Sonra Gelen Adalet Sinyali
Kayıp yakınlarının yaşadığı psikolojik travma ve belirsizlik süreci, bu tür adli başarılarla bir nebze olsun hafifliyor. Hukukçular, faili meçhul dosyalarının çözülmesinin toplumdaki genel adalet duygusunu pekiştirdiğini belirtiyor. 2006 yılından bu yana sessizliğe gömülen bu dosyada atılan somut adım, benzer durumdaki diğer aileler için de yeni bir umut kapısı aralıyor. Samsun’daki soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte, cinayetin ardındaki tüm karanlık noktaların aydınlatılması bekleniyor.
Faili Meçhul Dosyalarında Yeni Dönem
Bu gelişme, ülke genelindeki binlerce faili meçhul dosyasının yeniden incelenmesi noktasında büyük bir emsal teşkil ediyor. Gelişen teknolojiyle birlikte eski delillerin yeniden analiz edilmesi, yıllar önce işlenmiş cinayetlerin faillerinin bugün bile adalet önüne çıkarılmasına olanak tanıyor. Devlet yetkilileri, hiçbir dosyanın karanlıkta kalmayacağını ve adaletin er ya da geç tecelli edeceğini vurguluyor. Gülcan Yazıcı davası, adalet sisteminin geriye dönük işleyişindeki kararlılığı net bir şekilde ortaya koyuyor.
Kaynak: Hürriyet






