MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9777 ▲ %0,02
EURO 53,6423 ▲ %0,53
ALTIN 6.614,17 ▲ %0,92

154 Milyonluk Konser Zimmetinde ‘Döngü’: Adalet Kimin Yanında?

Kamu Kaynaklarında Akıl Almaz Delik: Soruşturmanın Perde Arkası

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle yürüttüğü, kamuoyunun nefesini tutarak takip ettiği konser hizmet alımları soruşturması, 2021-2024 yılları arasına yayılan ve dudak uçuklatan bir kamu zararı iddiasını gün yüzüne çıkardı. 32 farklı konser organizasyonunda, idarenin kasasından tam 154 milyon 453 bin 221 lira 60 kuruşun haksız yere çıktığı tespiti, sistemin açıklarını ve denetim mekanizmalarının zaaflarını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu astronomik rakam, sadece bir usulsüzlükten öte, halkın vergileriyle oluşan kamu kaynaklarının nasıl pervasızca heba edilebildiğinin çarpıcı bir göstergesi.

Soruşturma derinleşirken, olayın merkezine eski ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt başta olmak üzere, çeşitli daire başkan vekilleri, şube müdürleri ve organizasyon şirketi sahiplerini içeren toplam 14 kişilik bir liste oturdu. İddianamede, bu isimlerin ‘zincirleme şekilde nitelikli zimmet’ ve ‘nitelikli zimmet’ suçlarından 31 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edildi. Suçlamaların ağırlığı, dosyanın ne denli ciddi boyutlarda olduğunu, kamu vicdanında nasıl derin yaralar açtığını açıkça ortaya koyuyor.

Yargı Maratonu: Tahliye, Yeniden Tutuklama ve Akıl Karıştıran Kararlar

Ankara 34’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması, herkesi şaşırtan bir kararla başladı: Başlangıçta tutuklu bulunan 5 sanığın tahliyesine karar verildi. Bu durum, kamuoyunda ‘adalet tecelli etmiyor mu?’ sorusunu uyandırırken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın karara hızlıca itiraz etmesiyle dosya bir üst mahkemeye taşındı. Ankara 35’inci Ağır Ceza Mahkemesi, bu itirazı haklı bularak, aralarında Hacı Ali Bozkurt, Onur Evren ve Selahattin Çelikkaya’nın da bulunduğu üç kilit isim hakkında yeniden tutuklama kararı verdi. Adalet saraylarındaki bu ‘gel-git’ durumu, davanın karmaşıklığını ve ardındaki güç dengelerini bir kez daha sergiledi.

Ancak, yargı sürecindeki bu ‘döngü’ burada bitmedi. Bugün, Ankara 34’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yeni duruşmada, yeniden tutuklanan bu üç sanık ile diğer tutuksuz sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Savunmaların ardından mahkeme heyeti, adeta bir deja-vu etkisi yaratarak, tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Gerekçe, tutuklulukta geçirdikleri sürenin, delillerin toplanmış olmasının, tanıkların dinlenmesinin ve bu aşamadan sonra kaçma ya da delil karartma ihtimalinin ortadan kalktığına yönelik bir değerlendirmeye dayanıyordu. Mahkeme, ayrıca, konser organizasyonlarına ilişkin piyasa rayici ve kamu zararının mali boyutunu belirleyecek bilirkişi raporunun henüz dosyaya girmediğini ve raporun beklendiğini vurguladı. Bu kararlar, adeta sistemin kendi labirentlerinde bir kez daha dolaştığını gösteriyor.

Kamu Vicdanı ve Gelecek: Adalet Bekleyişi

Bu denli büyük bir kamu zararı iddiasıyla açılmış bir davada, sanıkların iki kez tutuklanıp iki kez tahliye edilmesi, kamu vicdanında derin bir sorgulama başlatıyor. “Milyonlarca liralık bir zimmet iddiasının ciddiyeti nerede kaldı?” sorusu akılları kurcalıyor. Mahkemenin, ‘ölçülülük ilkesi’ ve ‘bilirkişi raporu beklentisi’ gibi gerekçeleri olsa da, bu kadar önemli bir dosyada, yargı sürecinin bu denli dalgalanması, adalete olan güveni sarsma potansiyeli taşıyor. Sistemin kendisi, bazen en net görünen gerçekleri bile nasıl gri alanlara hapsedebildiğini bu örnekle bir kez daha kanıtlıyor.

Davada karar verilmesi için kritik önem taşıyan bilirkişi raporunun ne zaman dosyaya sunulacağı, tüm sürecin düğüm noktası haline geldi. Bu raporun içeriği, sanıkların kaderini ve kamu zararının akıbetini belirleyecek. Duruşma, nihai kararın beklendiği 7 Temmuz tarihine ertelendi. Bu süreçte, halkın gözü kulağı adalet sisteminde olmaya devam edecek; zira bu dava, sadece birtakım isimlerin değil, kamusal kaynakların ne denli sağlam bir hukuk zırhıyla korunduğunun da bir sınavı niteliğinde. Bakalım, adalet bu ‘döngü’den nasıl bir çıkış yolu bulacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir