Selanik’ten Anadolu’ya Zorunlu Göç ve Dağılan Aile
Balkan coğrafyasının en hareketli dönemlerinden biri olan 1909 senesinde, Selanik’ten Anadolu topraklarına doğru yola çıkan kalabalık bir aile, bölgedeki elverişsiz şartlar nedeniyle göç etmek zorunda kaldı. Kafiledeki akrabaların önemli bir bölümü Eskişehir dolaylarına yerleşip yaşamlarını burada kurarken; Halil ve Gül çifti ise çocukları Selma (7), Ayşe (5) ve henüz 3 yaşındaki Cabir ile yollarına devam ederek güneydeki Mersin kentine ulaştı.
Salgın Hastalık ve Trablusgarp’a Uzanan Ayrılık
Mersin’e yerleşmelerinin üzerinden henüz iki ay geçmişken, amansız bir salgın hastalığa yakalanan anne ve baba arka arkaya yaşamını yitirdi. Ebeveynsiz kalan kardeşlerden Selma’yı Kent Kadısı, Ayşe’yi Ebe Melek Hanım himayesine alırken, en küçük kardeş Cabir’i ise dönemin Polis Müdürü evlatlık edindi. 1910 yılında görev yeri değişen Polis Müdürü, küçük Cabir’i de yanına alarak Trablusgarp’a gitti. Bölgenin İtalyan güçlerince işgal edilmesi ve Osmanlı idaresinin sona ermesiyle birlikte, kardeşler arasındaki bağ tamamen koptu.
Yıllar Sonra Gelen Diplomatik Girişim ve Büyük Buluşma
Bu süreçte Mersin’deki kardeşlerden Selma 11 yaşında vefat etti, Ayşe ise 16 yaşında evlilik birliği kurdu. İtalya’da büyüyüp tahsil gören Cabir, 27 yaşına geldiğinde kendisini büyüten koruyucu babasını kaybetti. Bu vefatın ardından kökenlerinin Türkiye’ye dayandığını, akrabalarının bir kısmının Eskişehir’de, bir ablasının ise Mersin’de hayatta olduğunu öğrendi. Cabir, İtalyan hükümetinin arabuluculuğuyla Türkiye Cumhuriyeti makamlarına resmi müracaatta bulundu.
Yapılan diplomatik görüşmeler neticesinde Roma’dan vapurla Mersin’e hareket eden Cabir’i, liman yetersizliği sebebiyle açıkta bekleyen gemiye sandalla ulaşan ablası Ayşe ve eniştesi Mustafa karşıladı. İnce fiziği, çöl sıcağında esmerleşmiş teni, lacivert takım elbisesi ve başındaki beresiyle güvertede bekleyen Cabir, lisan bilmemesine karşın gözyaşları içinde ablasına sarıldı. 1933 yılında yaşanan ve tüm ülkede büyük yankı uyandıran bu olağanüstü kavuşma, dönemin Cumhuriyet Gazetesi tarafından birinci sayfadan manşet haber olarak tüm Türkiye’ye duyuruldu.
Kaynak: Eskisehir






