“Puanım Boşa Gitmesin” Hatasına Düşmeyin
Üniversite tercih döneminin başlamasıyla birlikte Rehber Öğretmen ve Aile Danışmanı Özlem Aydemir, adaylar ve aileleri için kritik uyarılarda bulundu. Bu sürecin sadece bir okul seçimi olmadığını, bireylerin tüm yaşamını şekillendiren bir planlama aşaması olduğunu belirten Aydemir, kararların aceleye getirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Adayların en sık düştüğü yanılgının kendi hayallerinden vazgeçmek olduğunu ifade eden Aydemir, yüksek puan alan bazı öğrencilerin “puanım ziyan olmasın” düşüncesiyle istemedikleri bölümlere yöneldiğini aktardı. Uzman, aile baskısı veya arkadaş çevresinin etkisiyle yapılan bu tercihlerin gelecekte pişmanlık yaratabileceğini belirtti.
Sıralama Analizinde YÖK Atlas Detayı
Tercih yaparken taban puanlardan ziyade başarı sıralamasının baz alınması gerektiğine dikkat çeken Özlem Aydemir, sınav zorluğuna göre puanların her yıl değişkenlik gösterebileceğini hatırlattı. Doğru analiz için YÖK Atlas verilerinden yararlanılması gerektiğini söyleyen Aydemir, geçmiş yılların sıralamalarının, kontenjan değişimlerinin ve yeni açılan bölümlerin dikkatle incelenmesini önerdi.
İlk sıralara yüksek ihtimalli hayallerin, orta kısımlara gerçekçi tercihlerin, sonlara ise garanti yerlerin yazılmasını tavsiye eden uzman, kazanıldığında gitmek istenmeyen hiçbir bölümün listeye eklenmemesi gerektiğinin altını çizdi. Aydemir, tercih edilen yer kazanılıp kayıt yaptırılmadığı takdirde bir sonraki yıl ortaöğretim başarı puanının (OBP) yarı yarıya düşeceğini de sözlerine ekledi.
Kılavuzdaki Özel Koşullara Dikkat Edin
Adayların tercih kılavuzunda yer alan özel koşulları mutlaka okuması gerektiğini belirten Aydemir; hazırlık sınıfı zorunluluğu, özel sağlık şartları ve vakıf üniversitelerindeki burs kaybetme kriterleri gibi detayların önceden incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
Tercih sürecinde şehir faktörünün önemli olduğunu ancak okunacak bölümün öncelikli tutulması gerektiğini kaydeden uzman; üniversitelerin akademik kadrosu, laboratuvar imkanları, staj olanakları, Erasmus ve çift anadal imkanlarının son dakikaya bırakılmadan araştırılmasını önerdi.
Aileler Yol Gösterici Değil Rehber Olmalı
Ailelerin çocuklarına baskı kurmak yerine onlara destekleyici bir şekilde yaklaşması gerektiğini savunan Aydemir, sırf ebeveynlerin isteği doğrultusunda tıp ya da hukuk gibi alanları seçen öğrencilerin mutsuz ve başarısız olabildiğini ifade etti.
Son dönemin popüler mesleklerine de değinen uzman, yapay zeka mühendisliği ile dil ve konuşma terapistliği gibi alanların revaçta olduğunu, ancak geleceğin iş dünyasında asıl fark yaratacak unsurun diploma değil; problem çözme, güçlü iletişim ve yaşam boyu öğrenme gibi kişisel yetkinlikler olduğunu vurguladı.
Kaynak: Eskisehir






