MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9795 ▲ %0,02
EURO 53,5436 ▲ %0,30
ALTIN 6.626,49 ▲ %1,10

Okulda Şiddete Buton Çözüm Mü? Alkan’dan MEB’e Eleştiri

Eskişehir’de eğitim camiasının yakından tanıdığı isimlerden biri olan Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği Şube Başkanı Faik Alkan, son dönemde okullarda artış gösteren şiddet olayları ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) bu duruma yönelik aldığı yeni uygulamaları sert bir dille mercek altına aldı. Okullardaki akran zorbalığının sadece polisiye tedbirlerle çözülemeyeceğini vurgulayan Alkan, meselenin köklerinin toplumun derinliklerinde yattığına dikkat çekti.

Bakanlığın ‘panik butonu’ gibi uygulamalarını eleştiren Alkan, Türkiye’deki kadın cinayetleri üzerinden çarpıcı bir örnek verdi. Her gün neredeyse beş kadının hayattan koparıldığı bir iklimde, telefonlardaki butonların ölümü durdurmaya yetmediğini belirterek, aynı mantığın okullarda da işlemeyeceğini savundu. Okulların aslında Türkiye toplumunun bir izdüşümü olduğunu ifade eden Alkan, şiddetin sokakta, ailede ve stadyumlarda zaten kanıksanmış bir gerçeklik olarak karşımıza çıktığını dile getirdi.

Eğitimde İhmaller Zinciri ve Veli Baskısı

Geçmişte Maraş ve Urfa’da yaşanan olayların, dışarıdan gelen bir saldırı değil, bizzat sistemin içerisindeki öğrencilerin eylemi olduğunu hatırlatan Alkan, eğitimdeki ihmaller zincirine vurgu yaptı. Bugün gelinen noktada eğitimin sadece öğretmenlerin omuzlarına bırakılamayacak kadar ağır bir yük olduğunu söyleyen Başkan, okullardaki hiyerarşik bozulmaya da değindi. Nüfuzunu kullanan bir babanın, sadece çocuğunun çantasını aradığı için bir okul yöneticisini görevden aldırabildiği bir sistemde, kapıya bekçi dikmenin sorunu çözmeyeceğini ifade etti.

Okul kapılarında güneşin veya yağmurun altında bekleyen personelin, sınıf içindeki öğrenci davranışına veya aile içi dinamiklere müdahale etme şansının olmadığını belirten Alkan, asıl meselenin ‘insan yetiştirmek’ olduğunu söyledi. Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinde yer alan ‘Vatandaş İçin Medeni Bilgiler’ dersinin önemini hatırlatarak, toplumsal nezaketin ve hukukun eğitimle harmanlanması gerektiğini savundu.

Dijital Dünya ve Sosyal Medya Tehlikesi

Gençlerin dijital mecralarda kontrolsüzce vakit geçirmesinin şiddeti körüklediğini belirten Alkan, Türkiye’de günlük telefon kullanım süresinin ortalama 10 saate yaklaştığına dikkat çekti. Sosyal medyanın yarar sağlamaktan ziyade zarar üreten bir mekanizmaya dönüştüğünü, X (Twitter) gibi platformların şiddet dilini beslediğini ifade etti. Alkan’a göre; öğrenciyi, veliyi ve öğretmeni merkeze alan, rehberlik servislerinin aktif çalıştığı duygusal bir sistem kurulmadığı sürece seçmeli dersler sadece kağıt üzerinde kalacak.

Eskişehir’in Kültürel Dokusu ve Bireysel Silahlanma

Eskişehir özelinde de değerlendirmelerde bulunan Alkan, kentin bir üniversite şehri olmasının getirdiği avantajların altını çizdi. Diğer büyükşehirlere oranla Eskişehir’deki akran zorbalığı verilerinin daha düşük olmasının sevindirici olduğunu ancak bunun rehavet yaratmaması gerektiğini söyledi. Kentin kültürel dokusuyla öğrencilerin üniversite hayatıyla iç içe olmasının bir kalkan görevi gördüğünü belirtti.

Son olarak bireysel silahlanma ve dizi sektöründeki mafyatik karakterlerin gençler üzerindeki etkisine değinen Alkan, toplumun bir ‘amok koşucusu’ gibi nereye toslayacağının belli olmadığını söyledi. Mafya özentisi tiplerin ve kadına yönelik nobran tavırların ekranlar aracılığıyla normalleştirilmesinin bedelinin ağır olduğunu belirterek, bu ülkede artık 24 dakikanın bile çok uzun ve olaylı geçebildiğini sözlerine ekledi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir