Siyaset ve Sosyal Medya Hattında Hukuki Hesaplaşma
Eskişehir’in Mihalgazi ilçesinde Belediye Başkanı Zeynep Akgün Güneş’e yönelik sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen saldırı, yargı kanadında sert bir karşılık buldu. Eskişehir 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın perde arkasında, kamu görevlisine yönelik dijital şiddetin sınırları ve bu sınırların aşılmasının getirdiği ağır yaptırımlar yatıyor. Sanık Mehmet Emin Korkmaz’ın ‘kamu görevlisine alenen hakaret’ suçlamasıyla yargılandığı dosyada, yerel siyasetin koridorlarından mahkeme salonlarına taşınan gerilim, verilen hapis cezasıyla yeni bir boyuta ulaştı.
Savunma Hattındaki ‘Kumpas’ ve ‘Hack’ İddiaları
Duruşma salonunda Erzurum’dan SEGBİS aracılığıyla bağlanan sanık Mehmet Emin Korkmaz ve avukatı, savunmalarını ilginç bir zemin üzerine inşa etti. Sanık, kendisine yönelik siyasi bir kumpas kurulduğunu iddia ederken, müdafii ise günümüz siber suç davalarında sıkça karşımıza çıkan ‘hesap çalınması’ argümanına sığındı. Ancak mahkeme heyeti, bu tür iddiaların somut delillerle desteklenmemesi ve dijital ayak izlerinin aksini göstermesi nedeniyle bu savunmaya itibar etmedi. Dosyadaki detaylar, hakaretin sadece bir şahsa değil, bir makama ve o makamın temsil ettiği iradeye yönelik planlı bir saldırı olup olmadığı sorusunu da beraberinde getirdi.
İndirim Uygulandı Ama Kapılar Kapandı
Mahkeme, yargılama sonunda sanığa önce 11 ay 7 gün hapis cezası verdi. Türk Ceza Kanunu’ndaki takdiri indirim maddeleri uygulanarak bu ceza 7 ay 15 güne düşürüldü. Ancak meselenin can alıcı noktası burada saklı. Sanık Korkmaz’ın geçmiş dosya kayıtları incelendiğinde, daha önce iki kez Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı aldığı ortaya çıktı. Bu durum, hukuki tabirle ‘şansın tükenmesi’ anlamına geliyor. Mahkeme, sanığın geçmişteki suç işleme eğilimini ve mükerrer durumunu göz önüne alarak, bu kez cezayı ertelemedi ve HAGB hükümlerini uygulamadı. Bu hamle, dijital alanda işlenen suçların cezasız kalmayacağına dair sistemsel bir mesaj niteliği taşıyor.
Sadece Hakaret Değil Kimlik Saldırısı
Müşteki vekilleri Av. Pınar Turhanoğlu Gücüyener, Av. Halide Akay ve Av. Kübra Yıldırım’ın mahkeme sonrası yaptıkları açıklamalar, davanın sadece bir hakaret dosyası olmadığını, aynı zamanda bir ‘yaşam tarzı ve inanç’ savunması olduğunu ortaya koyuyor. Gücüyener, yapılan saldırının Başkan Güneş’in inançları gereği tercih ettiği kıyafet ve duruşuna yönelik olduğunu vurgulayarak, bu kararın kadınların kamusal alandaki varlığına yönelik saldırılara karşı bir baraj oluşturduğunu ifade etti. Kararın kesinleşmesiyle birlikte, yerel yönetimlerde görev yapan kadın siyasetçilere yönelik sözlü şiddetin hukuki maliyetinin ne kadar yüksek olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu.






