Eskişehir Altyapısı Ticari Hırsa Kurban Ediliyor
Eskişehir genelinde son dönemde artan elektrik kesintileri, sadece teknik bir aksaklık değil, tamamen ticari bir işletme mantığının şehre ödettiği ağır bir bedeldir. Türkiye genelinde enerji arzı noktasında büyük bir problem görünmese de Eskişehir özelinde durum alarm veriyor. Hızlı kentleşme ve sanayileşme ile birlikte enerjiye olan talep tavan yapmış durumda. Ancak devlet kuruluşu TEİAŞ ile dağıtımı üstlenen özel şirket OEDAŞ arasındaki koordinasyonsuzluk ve özelleştirmenin getirdiği kâr hırsı, vatandaşı karanlığa mahkum ediyor.
Özelleştirme sonrası elektrik dağıtımının tamamen ticari bir sektöre dönüşmesi, şebekenin ihtiyaç duyduğu yatırımların ertelenmesine yol açtı. Şirketler, kâr marjlarını yüksek tutabilmek adına periyodik bakımları, arıza önleyici çalışmaları ve trafo yenilemelerini sürekli erteliyor. Daha da kötüsü, sürekli personel sirkülasyonu yaşandığı için sahada uzman kadro barındırılamıyor. Deneyimsiz ekiplerle yürütülmeye çalışılan süreç, şehirdeki kesintilerin süresini ve sıklığını artırıyor. Bu işten Eskişehir halkının ve yerel esnafın kazancı ne? Koskoca bir hiç!
EPDK Eliyle Gizli Zam Oyunu Deşifre Oldu
Elektrik fiyatlarındaki fahiş artışlar artık doğrudan yapılan zamlarla değil, sistemsel oyunlarla gizleniyor. EPDK tarafından sessiz sedasız hayata geçirilen limit düşürme operasyonu, doğrudan orta sınıf haneleri ve apartman site yönetimlerini hedef alıyor. Son kaynak tüketici tarifesinde daha önce oldukça yüksek olan yıllık sınır, aşamalı olarak 4 bin kilovatsaate kadar indirildi. Bu limit, dört kişilik normal bir hanenin yıllık ortalama tüketimine denk geliyor. Sınır bir kez aşıldığı anda, abonenin faturası anında katlanıyor.
Özellikle sitelerin ve apartmanların asansör, aydınlatma ve su hidroforu gibi yüksek elektrik tüketen ortak kullanım alanları, bu limit kısıtlaması nedeniyle doğrudan yüksek tarifeye yakalanıyor. Ortak gider faturalarının yüzde yüze yakın zamlanmasının ardındaki asıl neden de bu gizli tarife tuzağıdır. Tüketici daha az harcamak için çabaladıkça, sistem sınırları daraltarak herkesi pahalı elektrik girdabına çekiyor.
Biz Dağıtım Şirketlerini Yaşatma Derneği miyiz?
Son 5 yıllık elektrik faturası kalemleri incelendiğinde ortada korkunç bir soygun tablosu olduğu açıkça görülüyor. Enerji bedeli bu süreçte sadece yüzde 24 civarında artmışken, dağıtım bedeli adı altında tahsil edilen ücret tam yüzde 650 oranında fırladı. Yani vatandaş olarak ödediğimiz faturaların büyük kısmı tükettiğimiz enerjiye değil, o enerjiyi evimize getiren özel şirketlerin kasasına gidiyor.
Eğer enerji dağıtımı ticari bir kazanç kapısı yerine kamusal bir hizmet olarak kalsaydı, bugün ödenen faturalar yarı yarıya daha düşük olacaktı. Şirketlerin kâr hırsı yüzünden temel bir insan hakkı olan enerji, lüks bir tüketim maddesi haline getirildi. Kayseri ticaret aklıyla soruyoruz: Altyapısı çöken, sürekli elektriği kesilen bir şehirde, halkın parasıyla özel şirketleri fonlamanın kime ne faydası var?
Üçlü Tarife Tuzağı: Gece Yarısı Çamaşır mı Yıkayacağız?
Tüketicilere tasarruf yöntemi olarak sunulan üçlü tarife modeli ise tamamen bir göz boyamadan ibaret. Hafta sonu indirimini kapsayan dördüncü tarife tamamen iptal edilirken, mevcut üçlü tarifede de saat aralıkları vatandaşı cezalandıracak şekilde ayarlanmış durumda. Elektrik kullanımının en yoğun olduğu 17.00 ile 22.00 saatleri arasındaki akşam kuşağında, normal tarifeye göre yaklaşık 4 kat daha pahalı bir fiyatlandırma uygulanıyor.
En ucuz dönem olan gece tarifesi ise yalnızca 22.00’den sonra geçerli oluyor. İşten yorgun argın dönen, yemeğini pişiren ve evini ısıtan çalışan kesimin akşam saatlerinde elektrik kullanmama şansı bulunmuyor. Kimsenin gece yarısı uykusundan uyanıp elektrikli süpürge çalıştırmayacağı göz önüne alındığında, bu tarifenin tasarruf değil, sadece faturaları kabartma mekanizması olduğu açıkça ortaya çıkıyor. Bu soygun düzenine karşı vatandaşın elindeki tek koz, enerji verimliliği yüksek cihazlar seçerek tüketimi minimize etmeye çalışmak oluyor.
Kaynak: Eskisehir






