Sıradan Bir Kaldırımda Sıra Dışı Bir Vahşet
Eskişehir’in göbeğinde, Şair Fuzuli Caddesi yakınlarında yürürken bir otomobilin üzerinize çığ gibi gelip sizi duvara çivilemeyeceğinin garantisi var mı? 35 yaşındaki tekstil mühendisi Gökçe Kurtulmuş, bu ülkede milyonlarca insanın her gün yaptığı o en basit eylemi gerçekleştirirken, yani sadece kaldırımda yürürken hayattan koparıldı. Kontrolden çıkan, dubaları ezip geçen, yön tabelalarını biçen bir aracın altında can veren genç mühendisin ardından geriye kalan sadece derin bir acı değil, aynı zamanda ülkedeki sürücü eğitim sistemine ve cezasızlık kültürüne yönelik devasa bir öfke oldu.
Kızını karşılamak üzere Alanya’dan Eskişehir’e dönen anne Türkan Uzcan, hayatının en ağır haberini otobüs koltuğunda aldı. Sarılmayı beklediği evladını morgda, sadece başını öperek uğurlamak zorunda kalan acılı anne, kazanın vahşi detaylarını ve sonrasında yaşanan skandalları ilk kez bu kadar net paylaştı. Görgü tanıklarının ifadeleri, caddelerimizin nasıl birer ralli pistine dönüştüğünü ve yayaların can güvenliğinin nasıl hiçe sayıldığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sistem Hatası: Ehliyetler Nasıl Katliam Belgesine Dönüşüyor?
Kazanın oluş şekli, sıradan bir direksiyon hakimiyeti kaybından çok daha fazlasını anlatıyor. Hız sınırının çok üzerinde seyrettiği iddia edilen aracın, otopark çıkışından itibaren önüne gelen her şeyi yıkarak ilerlemesi, direksiyon başındakilerin ne kadar yetersiz bir eğitimle trafiğe salındığının kanıtı. Anne Türkan Uzcan tam da bu noktaya parmak basarak büyük bir imza kampanyası başlattı. “İnsanlara bu kadar kolay ehliyet verilmesin, parayla verilmesin” diyen Uzcan, direksiyon sınavlarının göstermelik olmaktan çıkarılmasını ve caydırıcı yasaların derhal yürürlüğe girmesini talep ediyor.
Mevcut trafik yasalarının ve denetimsizliğin adeta katilleri cesaretlendirdiğini belirten anne, benzer kazalarda sakat kalan, can veren yüzlerce insanın hakkını aramak için yola çıktığını vurguluyor. Gökçe’nin arkasından başlatılan bu mücadele, sadece acılı bir ailenin feryadı değil; sokakta yürürken her an ezilme tehlikesi yaşayan tüm vatandaşların ortak çığlığı haline geldi.
Sorumsuzluğun Portresi: Kazadan Hemen Sonra Başlayan Tiyatro
Kazanın hemen ardından yaşananlar ise insanlığın geldiği noktayı sorgulatır nitelikte. Çarpan sürücünün araçtan inerken “Of, içerisi çok kötü kokuyor” diyerek bayılma numarası yaptığını ve ambulansla olay yerinden uzaklaştığını aktaran anne Türkan Uzcan, kızının ise saatlerce o soğuk betonun üzerinde, bir arabanın altında savcıyı beklediğini dile getirdi. Olay yerindeki vahşet o kadar büyüktü ki, dükkanların cam vitrinlerine sıçrayan organ parçalarını temizlemek günler sürdü.
Gökçe Kurtulmuş’un gelecek hayalleri vardı; abisinin yeni doğan bebeği için birikim yapmış, yurt dışına gitmek için gün sayıyordu. Ancak bir sürücünün sorumsuzluğu ve denetimsiz sistem, tüm bu hayalleri saniyeler içinde beton dökülmüş bir kaldırım köşesinde sonlandırdı. Şimdi kamuoyu şu sorunun yanıtını arıyor: Trafikteki bu terör ne zaman son bulacak ve sorumlular hak ettikleri cezaları ne zaman alacak?
Kaynak: Eskisehir






