Geçim mücadelesi veren milyonlarca çalışan için sıcak yaz günleri yaklaşırken, gözler gelir tablosundaki erimeye çevrildi. Enflasyonun hane bütçeleri üzerindeki ezici baskısı her geçen gün daha fazla hissedilirken, çalışanların eline geçen net ücretler sessiz sedasız eriyor. Sosyal güvenlik cephesinden gelen son analizler, çalışan kesimin yıl sonuna doğru nasıl bir gelir kaybıyla karşı karşıya kalacağını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun tarafından yapılan değerlendirmeler, asgari ücret ile gerçek yaşam maliyetleri arasındaki makasın ne kadar açıldığını net bir şekilde ortaya koydu. Bugün Türkiye’de net asgari ücret 28 bin 75 TL seviyesinde uygulanırken, dört kişilik bir ailenin sadece karnını doyurabilmesi için yapması gereken asgari mutfak harcaması, yani açlık sınırı Mayıs 2026 itibarıyla 35 bin TL barajını aşmış durumda. Aradaki 7 bin TL’lik devasa açık, çalışanların henüz ayın başında borçlanmaya başladığını gösteriyor.
Temmuzda Ara Zam Kapısı Tamamen Kapandı mı?
Milyonlarca işçinin umutla beklediği temmuz ayı ara zam beklentileri, ekonomi yönetiminin mevcut kararlılığı ve yasal sınırlar nedeniyle çıkmaza girdi. Uzmanlar, açıklanacak yeni enflasyon verileriyle açlık sınırının daha da yukarı tırmanacağını öngörürken, hükümet yetkililerinin kurumsal açıklamaları Temmuz ayında bir ara düzenleme yapılması ihtimalinin son derece düşük olduğunu tescilliyor. Temmuzda ara zam yapılmaması, sadece asgari ücretlileri değil, özel sektörde çalışan diğer tüm personeli de vuracak. Çoğu işletmede maaşlar yıl sonuna kadar tamamen sabitlenecek.
Cepteki Parayı Sinsice Çalan Vergi Dilimi Oyunu
Çalışanın belini büken tek sorun zam yapılmaması değil. Brüt kazançlar üzerinden kesilen gelir vergisi dilimleri, yıl ortasından itibaren maaşları kemirmeye başlıyor. Yıl başında yüzde 16 enflasyon hedefi referans alınarak belirlenen ücretler, vergi dilimlerinin yukarı kaymasıyla birlikte her ay düzenli olarak azalıyor. Yani çalışanlar zam almasa bile, yıl sonuna doğru ceplerine giren net para ciddi oranda düşüyor.
Yıl Sonunda Kimin Maaşından Ne Kadar Kesilecek?
Yapılan hesaplamalar, ocak ayı ile aralık ayı arasındaki bordro farklarının ürkütücü boyutlara ulaştığını kanıtlıyor. Brüt 50 bin TL kazanan bir çalışanın Ocak ayında eline geçen net tutar 40 bin 200 TL iken, aralık ayına gelindiğinde bu rakam vergi kesintileriyle 36 bin 500 TL’ye kadar geriliyor.
Gelir düzeyi yükseldikçe vergi diliminin yarattığı erozyon çok daha sarsıcı bir hal alıyor. Ocakta net 75 bin 900 TL alan brüt 100 bin TL’lik bir çalışanın maaşı aralıkta 65 bin 700 TL’ye düşüyor. Brüt kazancı 150 bin TL olan personelin net maaşı yıl başında 111 bin 700 TL seviyesindeyken, yılın son ayında 95 bin 400 TL’ye iniyor. En yüksek kayıp ise prim tavanından maaş alan üst düzey uzmanlarda görülüyor; ocak ayında 213 bin 800 TL net alan bir çalışanın aralık bordrosu 167 bin TL’ye kadar gerileyerek tam 46 bin 800 TL erimiş oluyor.
Kaynak: Eskisehir






