Bıçaksız ve İzsiz Tedavi Devri Başladı
Türkiye’de milyonlarca insanın kabusu olan guatr ve tiroid nodülleri için tıp dünyasından çığır açan haberler gelmeye devam ediyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi, bıçak altına yatmak istemeyen, ameliyat sonrası kalacak izlerden çekinen ve en önemlisi de operasyon süreçlerinin getireceği ekonomik yük ile iş gücü kaybından kaçınan vatandaşlar için büyük bir kolaylık sunuyor. Girişimsel Radyoloji Bölümü, geliştirdiği yenilikçi yöntemlerle ameliyatsız tedavi dönemini resmen başlattı.
Toplumda sıkça rastlanan guatr ve tiroid bezi nodülleri, iyi huylu olsalar bile zamanla büyüyerek boyunda şişliğe, yutkunma zorluğuna ve nefes darlığına yol açıyor. Klasik cerrahi yöntemlerde hastaların boynunda kalıcı izler oluşabiliyor ve tiroid bezinin tamamının alınması durumunda ömür boyu ilaç kullanma zorunluluğu ortaya çıkıyor. ESOGÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Küçükay, uygun hastalarda cerrahiye alternatif olarak devreye giren “Mikrodalga Ablasyon” ve “Tiroid Arter Embolizasyonu” yöntemleriyle bu sorunların tarih olduğunu belirtiyor.
Mikrodalga Enerjisiyle Nodüller Eritiliyor
Hastanede başarıyla uygulanan Mikrodalga Ablasyon (MWA) yönteminde, lokal anestezi altında ultrason eşliğinde çalışılıyor. İğne kalınlığındaki özel bir cihazla doğrudan nodülün içine girilerek kontrollü ısı enerjisi veriliyor. Bu ısı sayesinde nodül dokusu etkisiz hale getiriliyor ve zamanla vücut tarafından doğal yollarla emilerek yok ediliyor. İşlemin en büyük avantajı, hastanın uyutulmaması, dikiş veya kesi izinin kalmaması ve sağlıklı tiroid dokusunun tamamen korunmasıdır. Bu durum, hastaların ömür boyu ilaç kullanma riskini de minimuma indiriyor.
Kasıktan Girilerek Guatr Küçültülüyor
Çok sayıda nodülü olan ya da göğüs kafesine doğru sarkan büyük guatrlarda ise Tiroid Arter Embolizasyonu (TAE) devreye giriyor. Bu yöntemde, kasık veya kol damarından girilen çok ince kateterler aracılığıyla tiroidi besleyen atardamarlara ulaşılıyor. Bu damarlar mikro parçacıklarla tıkanarak guatrın beslenmesi kesiliyor. Kan akımı azalan guatr dokusu, zamanla kendiliğinden küçülerek hastanın solunum ve yutma şikayetlerini tamamen ortadan kaldırıyor.
Hem Sağlığa Hem de Cebe Dost Çözüm
Ameliyatsız yöntemlerin sadece sağlık açısından değil, ekonomik açıdan da hastaya büyük faydaları bulunuyor. Klasik cerrahi operasyonlar sonrasında günlerce süren hastanede yatış, refakatçi masrafları ve uzun iyileşme süreleri çalışan vatandaşlar için ciddi bir gelir kaybı anlamına geliyor. Girişimsel radyoloji yöntemlerinde ise hastalar aynı gün taburcu olabiliyor ve ertesi gün günlük işlerine geri dönebiliyor. Ayrıca sağlıklı tiroid dokusu korunduğu için, ömür boyu her ay bütçeden pay ayrılması gereken ilaç masraflarından da tasarruf sağlanıyor. Bu ileri teknoloji tedavilerden yararlanmak isteyen hastalar, ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji Bölümü’ne başvurarak durumlarının bu işlemlere uygun olup olmadığını öğrenebiliyor.
Kaynak: Eskisehir






