Türkiye’de hanehalkı bütçesini en çok zorlayan harcama kalemlerinin başında sağlık ve gıda geliyor. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan son veriler, kamu bütçesinden sağlığa ayrılan devasa kaynağın boyutunu gözler önüne serdi. Sosyal Güvenlik Kurumu ve üniversite hastanelerinin payı da eklendiğinde toplamda 3 trilyon 307 milyar liralık dev bir kaynak doğrudan sağlık sistemine aktarılıyor. Peki, milyarlarca liralık bu devasa bütçe sokaktaki vatandaşın, mutfaktaki annenin cüzdanını nasıl etkiliyor?
Devasa Bütçenin Vatandaşın Cüzdanına Doğrudan Yansıması
Sağlık harcamalarına ayrılan bu büyük pay, vatandaşın cebinden çıkacak tedavi ve ilaç parasının devlet tarafından karşılanması anlamına geliyor. Temel sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması, dar ve orta gelirli ailelerin özel hastanelere veya yüksek tedavi masraflarına bütçe ayırmak zorunda kalmasını engelliyor. Hastane kapasitelerinin artırılması ve nitelikli yatak sayısının 250 bine ulaşması, dar gelirlinin en zor anında bütçe dostu, kaliteli kamu hizmeti almasını kolaylaştırarak aile ekonomisine doğrudan bir kalkan oluşturuyor. Sağlıktan tasarruf edilen her kuruş, doğrudan mutfak masrafına ve temel gıda ihtiyaçlarına aktarılabiliyor.
Sağlık Turizminden Gelen Döviz Enflasyonu Frenler mi?
Ülke ekonomisindeki en büyük dengesizlik unsurlarından biri olan cari açık, doğrudan mutfaktaki enflasyonu tetikliyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’ye tedavi amacıyla gelen yabancı turist sayısı yıllık 1,5 milyona ulaştı. Bu hastaların bıraktığı döviz miktarı ise yaklaşık 3 milyar dolar civarında. Sağlık sektörünün yarattığı bu ciddi döviz girdisi, döviz kurlarındaki dalgalanmayı hafifleterek ithal girdilerin maliyetini düşürüyor. Dolaylı yoldan da olsa, sağlık turizminin güçlenmesi market raflarındaki fiyat artışlarının hız kesmesine yardımcı oluyor. Devletin bu sektöre sağladığı 7,5 milyar liralık destek, aslında yerli üretimi ve istihdamı fonlayarak vatandaşın gelir seviyesini koruyor.
Yerli İlaç ve Tıbbi Cihaz Hamlesi Döviz Çıkışını Önleyecek
Türkiye’nin yıllık ilaç ithalatı 4,5 milyar doları bulurken, ihracatı ise 2,5 milyar dolar seviyesinde seyrediyor. Aradaki 2 milyar dolarlık açık, döviz ihtiyacını artırarak TL üzerinde baskı yaratıyor. İlaç, tıbbi ekipman ve sarf malzemelerinde yerlileşme adımlarının hız kazanması, bu döviz kaybının önüne geçmek için kritik önem taşıyor. Savunma sanayisindeki yerli üretim başarısının sağlık teknolojilerine uyarlanması hedefi, orta vadede milyarlarca doların ülke içinde kalmasını sağlayacak. Dışa bağımlılığın azalması, ilaç fiyatlarındaki kur kaynaklı artışları önleyecek ve vatandaşın ilaca daha ucuza erişmesini garanti altına alacak.
Kaynak: Ekonomim Tv






