Enerji Fiyatları Küresel Ekonomiyi Tehdit Ediyor
Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) enerji maliyetleri, İran ile devam eden çatışmaların gölgesinde son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD Çalışma Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) nisan ayında yıllık bazda yüzde 3,8’e yükseldiğini ortaya koyuyor. Mart ayında yüzde 3,3 olan bu oran, ekonomistlerin beklentilerini aşarak Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek zirvesini gördü.
Enflasyondaki bu sert yükselişin arkasındaki temel itici güç enerji fiyatlarındaki tırmanış oldu. Nisan ayında enerji endeksi aylık bazda yüzde 3,8 artarken, bu kalem genel enflasyon artışının yüzde 40’ından fazlasını oluşturdu. Yıllık bazda enerji maliyetlerindeki artış oranı ise yüzde 17,9 gibi sarsıcı bir seviyeye ulaştı. Bu tablo, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyonu yüzde 2 hedefine çekme planlarını ciddi şekilde zora sokuyor. Artan maliyetler sadece üretim kanallarını değil, doğrudan vatandaşın cüzdanını ve tüketim alışkanlıklarını da hedef alıyor.
Fed İçerisinde Tarihi Görüş Ayrılığı
Ekonomik verilerdeki belirsizlik, Fed yönetiminde daha önce nadir görülen bir bölünmeye yol açtı. 29 Nisan’da gerçekleştirilen para politikası toplantısında politika faizi yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulsa da karar metni üzerindeki tartışmalar piyasalarda geniş yankı buldu. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran faiz indirimi yönünde oy kullanırken, üç üye ise metne herhangi bir gevşeme sinyali eklenmesine sert şekilde itiraz etti. Kararın 4’e karşı 8 oyla alınması, 1992 yılından bu yana Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) içindeki en derin fikir ayrılığı olarak kayıtlara geçti.
Önümüzdeki haziran ayında gerçekleşecek kritik toplantıya liderlik etmesi beklenen Kevin Warsh, oldukça zorlu bir denge politikasıyla karşı karşıya kalacak. Bir yanda dayanıklılığını koruyan ve tarım dışı istihdamda 115 bin kişilik artış gösteren iş gücü piyasası, diğer yanda ise enerji kaynaklı enflasyon baskısı bulunuyor. Bu tablo, piyasalarda bu yıl için beklenen faiz indirimi umutlarını 2026 yılının son çeyreğine, hatta daha ileri bir tarihe ötelemiş durumda.
Tüketici Güveni Tarihin En Düşük Seviyesinde
Jeopolitik gerilimler sadece makroekonomik göstergeleri değil, toplumsal psikolojiyi de sarsıyor. Michigan Üniversitesi tarafından hazırlanan Tüketici Güven Endeksi, mayıs ayında 48,2 seviyesine gerileyerek tüm zamanların en düşük rakamını gördü. İran’daki savaşın başlangıcından önce şubat ayında yüzde 3,4 seviyesinde olan kısa vadeli enflasyon beklentisi, savaşın etkisiyle yüzde 4,5 bandında seyretmeye devam ediyor. Tüketiciler, enerji fiyatlarındaki artışın diğer tüm hizmet ve ürün kalemlerine yansımasından endişe duyuyor.
Ekonomi uzmanları, özellikle Hürmüz Boğazı’nın durumu ve savaşın şiddetinin faiz politikalarını doğrudan etkileyeceğini vurguluyor. Uzman görüşlerine göre, enerji maliyetlerinin çekirdek enflasyona sızmaya başlaması Fed’in elini kolunu bağlıyor. Konut enflasyonundaki yavaşlama bir miktar nefes aldırmış olsa da, piyasa aktörleri ABD’nin “yüksek faiz, yüksek enflasyon” sarmalında bir süre daha kalacağına kesin gözüyle bakıyor. Bu durumun gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskısının da önümüzdeki aylarda artması bekleniyor.






