Avrasya Olimpiyatları’nda Gelen Çifte Zafer
Türkiye’nin teknoloji hamlesi gençlerin ellerinde yükselmeye devam ediyor. Semiha İrfan Çalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, katıldıkları Avrasya Robot Olimpiyatları’nda sergiledikleri üstün performansla hem birincilik hem de ikincilik kürsüsünü kimseye bırakmadı. Mbot ve Footbot kategorilerinde mücadele eden genç mucitler, rakiplerini birer birer eleyerek uluslararası bir başarıya imza attı.
Yarışmada Can Akşit ve Gökalp Yıldız’dan oluşan ‘Çalı 2’ takımı şampiyonluk kupasını kaldırırken, Eymen Gözaçan ve Elanur Odabaşı’nın yer aldığı ‘Çalı 1’ takımı ise finalde ikinci oldu. Bu büyük başarı, gençlerin sadece yerel düzeyde değil, Avrasya ölçeğinde ne kadar iddialı olduklarını kanıtladı. Şimdi ise hedefleri çok daha büyük: Temmuz ayında İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenecek olan Fibonacci Dünya Robot Şampiyonası’nda Türk bayrağını dalgalandırmak.
Sınırları Zorlayan Yerli ve Milli Üretim
Bu başarının en dikkat çekici yanı, yarışan robotların piyasadan alınan hazır parçalarla değil, tamamen okul imkanlarıyla üretilmiş olması. Öğrenciler ve öğretmenleri, robotun en küçük bileşeninden en karmaşık devresine kadar her şeyi bizzat tasarladı. Mikro işlemci kartları, motor sürücüleri ve hatta robotların manevra kabiliyetini artıran özel silikon tekerlekler bile okul laboratuvarlarında döküldü.
Bilgisayar Öğretmeni Fahri Sak’ın liderliğinde yürütülen bu süreçte, dışarıdan hazır hiçbir bileşen kullanılmaması, gençlerin mühendislik becerilerini en üst seviyeye çıkardı. Baskı devrelerin öğrenciler tarafından tasarlanıp basılması, yerli üretimin okul sıralarından başladığının en güçlü kanıtı olarak görülüyor. Bu teknik derinlik, sahada rakiplerine karşı hem hız hem de dayanıklılık avantajı sağladı.
İmkansızlıklardan Doğan Teknoloji Destanı
Öğrencilerin bu noktaya gelmesi hiç de kolay olmadı. Okuldaki atölyelerinin yıkılması nedeniyle çalışma alanları daralan gençler, yılmadan çok kısıtlı ve küçük bir alanda AR-GE çalışmalarını sürdürdü. Maddi ve fiziksel zorluklara rağmen pes etmeyen ekip, özel okulların ve dev bütçeli projelerin arasından sıyrılarak zirveye yerleşti. Bu durum, başarının sadece imkanlara değil, azim ve vizyona bağlı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Robot futbolu branşı, hem yazılım hem de mekanik beceriyi aynı anda test eden zorlu bir alan. Uzaktan kumandalı robotların mobil uygulamalar üzerinden kontrol edildiği müsabakalarda, stratejik zeka ön plana çıkıyor. Üç dakikalık heyecan dolu maçlarda penaltılara kadar giden çekişmeler, öğrencilerin stres yönetimini ve anlık çözüm üretme yeteneklerini de geliştiriyor.
Sürdürülebilir Başarı: Kuşaktan Kuşağa Tecrübe
Okulda kurulan sistem, başarının tesadüf olmadığını gösteriyor. Farklı sınıf seviyelerindeki öğrencilerin aynı takımlarda yer alması, tecrübenin 9. sınıftan 12. sınıfa kadar kesintisiz aktarılmasını sağlıyor. Üst sınıftaki öğrenciler, kazandıkları yarışma stratejilerini ve teknik detayları alt sınıflardaki arkadaşlarına öğreterek okulun robotik kültürünü yaşatıyor.
Şimdi tüm hazırlıklar Roma için hızlandırıldı. Mevcut robotların güçlü yönleri korunurken, uluslararası arenadaki rakiplere karşı yeni yazılım güncellemeleri ve mekanik iyileştirmeler üzerinde çalışılıyor. Türkiye’nin genç yetenekleri, Roma’dan dünya şampiyonluğu kupasıyla dönerek mesleki eğitimin gücünü tüm dünyaya göstermekte kararlı.






