Doğru Meslek Seçimi İçin Bilimsel Yaklaşım
Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Yüksel, üniversite tercih dönemindeki öğrencilerin doğru meslek seçimi yapabilmesi ve bu süreçte aileler ile psikolojik danışmanların üstlenmesi gereken rolleri bilimsel veriler ışığında değerlendirdi. Ergenlik döneminin kimlik gelişimi üzerindeki kritik etkisine değinen Yüksel, ailelerin kararları dikte etmek yerine destekleyici rehberlik sunmasının önemini vurguladı.
Kararsızlık Gelişimin Doğal Bir Parçası
Tercih dönemindeki öğrencilerin “yanlış karar verme” ve “istediği bölümü kazanamama” kaygıları yaşadığını belirten Prof. Dr. Galip Yüksel, bu süreçte ailelerin ilk görevinin çözüm üretmekten ziyade çocukların duygularını anlamak olduğunu ifade etti. Gelişim psikolojisi çalışmalarına atıfta bulunan Yüksel, ergenlik çağındaki gençlerin kararsızlık yaşamasının veya farklı seçenekleri araştırmasının bir sorun olmadığını, aksine sağlıklı bir gelişimin doğal parçası olduğunu kaydetti.
Öğrencinin Yerine Karar Vermek Uzun Vadede Riskli
Eğitim ve kariyer kararlarına aktif katılan gençlerin aldıkları kararları daha fazla benimsediğini gösteren araştırmalar, ailelerin baskıcı yönlendirmelerden kaçınması gerektiğini ortaya koyuyor. Ebeveynlerin kendi geçmiş hayallerini veya mesleki garantileri çocuklarına dayatmasının, uzun vadede mesleki doyumsuzluğa yol açtığı belirtiliyor. Başarılı bir tercih süreci için ailelerin “Çocuğumun düşünmesine yardımcı mı oluyorum, yoksa onun yerine mi düşünüyorum?” sorusunu kendilerine sorması gerektiği hatırlatılıyor.
Psikolojik Danışmanlar ve Aile İş Birliği
Doğru bir tercih listesinin sadece puan odaklı değil, öğrencinin kendisini geliştirebileceği alanlara yönelik hazırlanması gerekiyor. Bu doğrultuda ailelerin, okullardaki psikolojik danışmanları karar verici mercii olarak görmemesi, aksine bilimsel rehberlik sunan profesyoneller olarak konumlandırması önem taşıyor. Mihaly Csikszentmihalyi’nin “akış” kavramıyla açıklanan, bireyin yetenekleriyle uyumlu işlerde yüksek odaklanma ve doyum yaşaması durumu, kişiliğe uygun meslek seçiminin önemini bir kez daha kanıtlıyor.
Kaynak: Hürriyet






