MENÜ
22 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,4643 ▲ %0,03
EURO 53,1148 ▼ %0,36
ALTIN 6.260,32 ▲ %0,88

Pistlerin Yeni Fırtınası: 7 Yaşındaki Şampiyon Ali!

Asfaltın Tozunu Yutarak Büyüyen Bir Yetenek

Asfaltın kokusunu daha kundaktayken almış bir çocuk düşünün. Henüz iki yaşındayken kalabalığın arasından sıyrılıp podyuma fırlayan, elinde kupa olmasa da ‘oley’ diye bağıran o minik çocuk, bugün Türkiye’nin en genç ve en iddialı şampiyonlarından biri olarak pistleri inletiyor. İzmir’in gururu Ali Tok, sadece bir yarışçı değil; o, motor sesini ninniden daha çok sevmiş, hızın ve dengenin içine doğmuş bir yetenek. Babası Barış Tok’un 13 şampiyonlukla bıraktığı o ağır mirası, henüz 7 yaşında omuzlayıp daha şimdiden babasının rekorlarını gözüne kestirmiş durumda.

Babadan Oğula Geçen Şampiyonluk Genetiği

Bu hikaye aslında bir bayrak yarışı. Baba Barış Tok, motor sporlarına öyle görkemli giriş yapmamış. Pist kenarlarında benzin doldurarak, zincir yağlayarak ve şampiyonların kasklarını taşıyarak bu dünyanın tozunu yutmuş. 15 yaşında motora ilk binişinde ‘hayatım değişti’ diyen baba Tok, 2013 yılına kadar süren aktif kariyerine tam 13 Türkiye şampiyonluğu sığdırdı. Süpermoto, motokros ve enduro branşlarında dünyayı dize getiren baba, şimdi tüm tecrübesini oğlu Ali için seferber ediyor. Ali’nin süreci ise çok daha erken başladı; o henüz bir yaşındayken denge bisikletiyle bu zorlu yolculuğun ilk adımını attı.

Yağmur Çamur Dinlemeyen Bir İrade

Ali’nin pistteki hırsı, bazen anne ve babasının bile yüreğini ağzına getiriyor. Annesi Gülşah Tok, üniversite yıllarında motor kulübünde olan, ancak geçirdiği kaza sonrası pistlere veda etmek zorunda kalan biri olarak oğlunun en büyük destekçisi. Gülşah Hanım’ın anlattığı bir anı, Ali’nin neden ‘şampiyon’ olduğunu kanıtlar nitelikte. Pistin yağmurdan göle döndüğü, motorların kayıp gittiği o zorlu yarışta, strateji gereği Ali’nin sadece ikinci olması şampiyonluk için yetiyordu. Kenardan ‘yavaşla, risk alma’ çığlıklarına rağmen Ali, gazı kesmedi ve yine birinci oldu. İşte bu, profesyonel bir sporcunun değil, gerçek bir yarışçının içgüdüsüdür.

Defter Kitap ile Kask Arasında Bir Mekik

Pek çok kişi bu yaşta bir çocuğun nasıl olup da hem okula gidip hem de profesyonel yarışabildiğini merak ediyor. Ali, İzmir’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti 100. Yıl İlkokulu’nda ikinci sınıf öğrencisi. Aile içinde askeri bir disiplin hakim; baba pistten, anne ise derslerden sorumlu. Haftanın ortasında yola çıkılıp şehir şehir dolaşılırken, Ali ödevlerini asla aksatmıyor. Okula gidemediği günlerin telafisi evdeki o meşhur çalışma tahtasında yapılıyor. Onun idolü ise dünya sahnesindeki gururumuz Toprak Razgatlıoğlu. Evinde Toprak için özel bir köşe yapan Ali, bugün 100 cc’lik motoruyla antrenman yaparken aslında yarının dünya şampiyonluğu hayallerini kuruyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir