MENÜ
07 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Trump’tan Kritik Hamle: Ateşkes Süresi Uzatıldı

Beyaz Saray’da Ortadoğu Satrancı

Beyaz Saray’ın koridorlarında bugünlerde sadece Amerikan iç siyaseti değil, Ortadoğu’nun kaderini belirleyecek çok kritik bir trafik yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te İsrailli ve Lübnanlı üst düzey temsilcileri ağırladıktan sonra sosyal medya hesabından beklenen açıklamayı yaptı. Trump, İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurdu. Ancak bu açıklamanın satır aralarına baktığımızda, durumun sadece basit bir ‘süre uzatımı’ olmadığını, Washington’ın bölge için çok daha kapsamlı bir planı devreye soktuğunu görüyoruz.

Üç Haftalık Süreçte Tarihi Zirve Beklentisi

Trump’ın bu 21 günlük ek süreyi sadece silahların susması için değil, büyük bir diplomatik şov için zemin hazırlığı olarak kullandığı açıkça belli oluyor. ABD Başkanı, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı Beyaz Saray’da aynı masaya oturtmayı planlıyor. Ankara kulislerinde ‘tarihi’ olarak nitelendirilen bu görüşme gerçekleşirse, bölgedeki çatışma dinamiğinin yerini resmi görüşme süreçlerine bırakması hedefleniyor. Trump, bu 3 haftalık sürenin sonunda gerçekleşecek zirveyle, kendi döneminin en büyük dış politika başarısına imza atmak istiyor.

Lübnan Ordusu ve Hizbullah Dengesi

Açıklamadaki en dikkat çekici noktalardan biri, ABD’nin Lübnan devletine verdiği açık destek oldu. Trump, Lübnan’ın kendisini Hizbullah’tan koruması için her türlü işbirliğine hazır olduklarını belirterek, Lübnan devlet yapısı ile Hizbullah arasındaki çizgiyi keskinleştirdi. Bu hamle, Lübnan ordusunun güçlendirilerek Hizbullah’ın bölgedeki askeri etkisinin kırılması stratejisinin bir parçası olarak okunuyor. Trump bir yandan ateşkesi uzatırken, diğer yandan ‘İsrail’in üzerine ateş açılırsa kendini savunma hakkı bakidir’ diyerek Netanyahu yönetimine de esneklik alanı bırakmayı ihmal etmedi.

İran İçin Yolun Sonu mu?

Meselenin asıl düğüm noktası ise İran tarafında gizli. Trump, Tahran yönetimine çok net bir mesaj göndererek, ABD ile herhangi bir masaya oturabilmenin ön şartının ‘Hizbullah desteğinin kesilmesi’ olduğunu vurguladı. Bu, İran için bir ‘zorunluluk’ olarak tanımlanıyor. Yani Washington, Lübnan-İsrail sınırındaki sükuneti, İran’ın bölgedeki kollarını kesmek için bir kaldıraç olarak kullanıyor. Önümüzdeki üç hafta, sadece sınır hattındaki sessizliği değil, aynı zamanda İran-ABD ilişkilerinin de kaderini belirleyecek bir sürece gebe. Bölgedeki esnafın, iş dünyasının ve her şeyden önemlisi huzur bekleyen halkın gözü kulağı şimdi Beyaz Saray’dan gelecek o ‘tarihi’ randevu haberinde olacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir