MENÜ
16 Temmuz 2026 Perşembe
DOLAR 47,0600 ▲ %0,03
EURO 54,0851 ▲ %0,25
ALTIN 6.098,66 ▼ %0,69

Trump ve Netanyahu Arasında Orta Doğu Anlaşmazlığı

haber 1784183574

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında tırmanan askeri gerilim ve ABD’nin İsrail yönetimiyle yaşadığı diplomatik görüş ayrılıkları, Orta Doğu’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın 10 Temmuz’da Kongre’ye sunduğu bildirimle, 7 Temmuz itibarıyla İran’a yönelik askeri operasyonların yeniden başladığı resmen duyuruldu. Bu gelişme, haziran ayında imzalanan Mutabakat Zaptı’nı tamamen geçersiz kılarken, Washington’ın Suriye ve Lübnan’daki İsrail askeri varlığına yönelik baskısını da artırdı.

Trump’tan Netanyahu’ya Askeri Çekilme Uyarısı

Beyaz Saray tarafından doğrulanan askeri operasyonlar hakkında açıklama yapan Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki harekatın sivil kayıpları en aza indirecek şekilde sürdüğünü belirtti. İran’ın müzakere masasına dönmemesi durumunda ülkedeki enerji santralleri ve köprülerin hedef alınacağını vurgulayan ABD Başkanı, diplomasi kapısını açık tuttuğunu da ekledi. Diğer yandan, Trump’ın 9 Temmuz’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsrail’in Suriye ve Lübnan’daki askeri konuşlanmasını eleştirdiği ve güçlerini geri çekmesi gerektiğini ilettiği bildirildi.

Washington’ın Bölgesel Güvenlik Stratejisi

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) uzmanları, Washington ve Tel Aviv arasındaki bu gelişmeleri değerlendirdi. İRAM Araştırmacısı Oral Toğa, ABD’nin ana hedefinin İran cephesine odaklanırken, gerilimi artıran ikincil cepheleri kapatmak olduğunu ifade etti. Toğa, Irak’taki ABD askeri varlığının 30 Eylül 2026’ya kadar sonlandırılacağına dair kararın da bu stratejinin bir parçası olduğunu dile getirdi. Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi’nde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmesinin hemen ardından Netanyahu ile temas kurması, ABD’nin İsrail’in Suriye’deki varlığını yeni Şam yönetimiyle yürütülen diplomatik süreçte bir engel olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Zorlayıcı Diplomasi ve Hürmüz Boğazı Denklemi

ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki abluka stratejisini değerlendiren Toğa, bu durumun geniş kapsamlı bir savaştan ziyade zorlayıcı diplomasinin bir parçası olduğunu vurguladı. Ablukanın yalnızca İran bağlantılı gemileri kapsadığını belirten Toğa, Washington’ın güvenliği sağlayan aktör konumunu güçlendirmek istediğini söyledi. Ayrıca, İran’ın askeri müdahale kapasitesini sınırlandırmaya yönelik liman saldırılarının, ülkeyi maksimalist şartlar altında bir anlaşmaya zorlamayı amaçladığını ekledi. Ancak İran’ın liderlik değişim sürecinin bu stratejiyi riske atabileceğine dikkat çekti.

ABD ve İsrail Arasındaki Savaş Sonrası Düzen Ayrılığı

İki müttefik arasındaki görüş ayrılığının bir ittifak krizinden ziyade savaş sonrası düzenin tasarımıyla ilgili olduğunu belirten Toğa, İsrail devlet televizyonu KAN’ın Trump yönetiminin Netanyahu’ya yönelik tepkilerine dair haberlerini hatırlattı. Toğa, ABD’nin yükü azaltarak anlaşma zeminleri aradığını, Tel Aviv’in ise askeri baskıyı sürdürüp tampon bölgeler oluşturmak istediğini kaydetti. Bu doğrultuda iki temel senaryonun öne çıktığını aktaran Toğa; Netanyahu’nun direnmesi durumunda Lübnan cephesinde gerilimin süreceğini ve Körfez ülkelerinin bu durumun maliyetini üstleneceğini belirtti.

İbrahim Anlaşmaları ve Arap Dünyasıyla Normalleşme

İRAM Başkanı Dr. Serhan Afacan ise Trump’ın Orta Doğu politikasının sadece İran üzerinden değerlendirilemeyeceğini savundu. Afacan, ABD’nin temel amacının İsrail’in güvenliğini askeri çatışmalarla değil, İbrahim Anlaşmaları kapsamında Arap ülkeleriyle normalleşme sürecini yaygınlaştırarak sağlamak olduğunu ifade etti. Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerinin, İsrail’in Gazze, Lübnan ve Suriye’deki operasyonları devam ederken normalleşmeye sıcak bakmadığını belirten Afacan, Trump’ın bu nedenle ikincil çatışma hatlarını durdurmaya çalıştığını söyledi.

Hürmüz’de Karşılıklı Restleşmeler Sürüyor

Afacan, haziran ayında imzalanan mutabakatın kalıcı bir çözüm sunmasının zaten beklenmediğini, nihai bir çözüm için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına ihtiyaç olduğunu vurguladı. Hürmüz Boğazı’ndaki duruma değinen Afacan, İran’ın da geri adım atmadığını ve ABD’nin kara harekatı düzenleyemeyeceği varsayımıyla hareket ettiğini belirtti. Trump’ın kademeli saldırılarla İran’ı yıpratmayı hedeflediğini söyleyen Afacan, bu sürecin mevcut şekilde devam etmesinin Tahran yönetimi için uzun vadede kazanç getirmeyeceğini ekledi.

Seçimler ve Liderlik Tartışmaları

ABD’de kasım, İsrail’de ise ekim aylarında düzenlenecek seçimlerin kritik rol oynayacağını hatırlatan Dr. Serhan Afacan, Trump ile Netanyahu arasındaki siyasi gerilime dikkat çekti. Trump’ın Netanyahu’nun görev süresinin uzamasını istemeyebileceğini ve İsrail muhalefetine alan açabileceğini iddia eden Afacan, Tel Aviv’in Washington’dan bağımsız adımlar atması durumunda ABD’nin desteğini çekerek siyasi bir mesaj verebileceğini öngördü.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bölge Gündemi

Mobil uygulamamızı indirin, yerel haberleri kaçırmayın!

Gizliliğe genel bakış

Bölge Gündemi olarak, ziyaretçilerimizin kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve sitemizin performansını ölçmek amacıyla çerezler (cookies) kullanıyoruz. Bu panel üzerinden, sitemizde kullanılan çerezlerin kapsamını görebilir ve tercihlerinizi kişiselleştirebilirsiniz.

Kesinlikle gerekli olan çerezler, web sitemizin temel fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için her zaman aktif durumdadır. Diğer çerez gruplarını ise aşağıda yer alan sekmelerden yönetebilirsiniz.