Ankara Hattından Kathmandu Notları: Neler Yaşandı?
Türk Hava Yolları’nın İstanbul-Katmandu seferini yapan uçağında iniş sonrası yaşananlar, havacılık kulislerinde ve sosyal medyada bir anda gündemin ilk sırasına oturdu. TK 726 sefer sayılı uçuş, aslında her şey normal giderken, tam da ‘menzile vardık’ denilen noktada beklenmedik bir gelişmeye sahne oldu. Airbus A330 tipi dev yolcu uçağı, piste teker koyup yavaşladıktan sonra taksi yoluna girdiğinde, kulenin dikkati ve pilotların soğukkanlılığı büyük bir paniğin önüne geçti.
Resmi Açıklamanın Ötesi: O Duman Ne Anlama Geliyor?
THY Basın Müşaviri Yahya Üstün tarafından yapılan açıklamada, iniş takımlarında duman görüldüğü ve kule talimatıyla ‘slide’ yani o meşhur acil tahliye botlarının patlatıldığı belirtildi. Peki, bürokrasinin bu steril dilini vatandaş diline çevirirsek ne anlamalıyız? Havacılıkta iniş takımlarından duman çıkması, genellikle aşırı ısınan frenler veya hidrolik sızıntısıyla ilişkilendirilir. Bu durumda pilotların ‘bekleyelim bakalım ne olacak’ deme lüksü yoktur. Kule dumanı gördüğü an, uçağın bir yangın riskine karşı derhal boşaltılması talimatını verir. Slide açılması demek, uçağın saniyeler içinde boşaltılması demektir ki Katmandu’da tam olarak bu yaşandı.
Hidrolik Borusu Arızası ve Güvenlik Protokolü
Yapılan ilk incelemeler, meselenin uçağın hidrolik borusunda meydana gelen teknik bir arızadan kaynaklandığını fısıldıyor. Hidrolik sıvısı, yüksek basınç altında çalışan ve uçaktaki birçok mekanik sistemi kontrol eden hayati bir bileşendir. Bu sıvının sızarak sıcak bir yüzeyle temas etmesi, yoğun bir duman çıkışına neden olur. Şirket yetkilileri, hiçbir yolcunun burnunun bile kanamadığını vurgularken, aslında havayolu şirketinin kriz anındaki reflekslerinin ne kadar hızlı işlediğini de göstermiş oldu. Tahliye süreci başarıyla tamamlandı, yolcular terminale alındı ve facianın eşiğinden dönüldü.
Yolcular Şimdi Ne Yapacak? Dönüş Seferi Planı
Olayın ardından uçak teknik incelemeye alınırken, Katmandu’dan İstanbul’a dönmeyi bekleyen yolcular için de hızlı bir trafik başlatıldı. THY, bu tür durumlarda standart bir prosedür izleyerek bölgeye ilave bir sefer planladı. Yani uçağın teknik arızası giderilene kadar yolcuların mağdur edilmemesi adına Ankara ve İstanbul hattında yoğun bir telefon trafiği döndü. Bu olay, havacılıkta ‘tedbirli olmanın’ hayat kurtardığını bir kez daha kanıtlamış oldu. Teknik inceleme ekibi uçağın röntgenini çekerken, uçağın tekrar ne zaman sefere verileceği ise detaylı kontrollerden sonra netleşecek.






