MENÜ
02 Haziran 2026 Salı
DOLAR 45,9341 ▲ %0,06
EURO 53,5199 ▲ %0,15
ALTIN 6.651,54 ▲ %0,49

Tahran’dan Washington’a Kritik Çağrı: İsrail’den Bağımsız Hareket Edin

Orta Doğu’nun jeopolitik fay hatları üzerinde diplomasi trafiği yeniden hız kazanırken, Tahran’dan Washington’a yönelik oldukça stratejik bir hamle geldi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, bölgedeki tansiyonu düşürmeye aday, ancak bir o kadar da meydan okuyan açıklamalarıyla gündemi sarsıyor. Laricani’nin El Cezire’ye verdiği mülakatta dile getirdiği ‘ABD, kendi çıkarlarını İsrail’in çıkarlarından ayrıştırabilir’ tezi, diplomasi koridorlarında ‘İran’ın yeni bir pragmatik alan açma çabası’ olarak yorumlanıyor.

Diplomasi Trafiğinde Umman ve Cenevre Durakları

Müzakere sürecinin sadece nükleer başlıklarla sınırlı olmadığını, aslında bölgesel bir denge arayışı olduğunu vurgulayan Laricani, Umman üzerinden yürütülen dolaylı temaslara dikkat çekti. Tahran’ın görüşlerini içeren mektubun Umman Dışişleri Bakanı aracılığıyla ABD tarafına iletildiğini belirten Laricani, henüz resmi bir yanıt almadıklarını ancak diyalog kapısının hala aralık olduğunu ifade etti. Müzakere masasının asıl sabote edicisinin İsrail olduğunu iddia eden tecrübeli diplomat, Washington’un bölgedeki kendi ulusal çıkarlarını, müttefiki İsrail’in ‘maceracı’ politikalarından bağımsız bir şekilde tanımlaması durumunda, çözüm yolunun kısalacağını savunuyor. Bu yaklaşım, Haziran 2025’teki kesintiden sonra 6 Şubat’ta yeniden canlanan Umman sürecinin, 17 Şubat’taki Cenevre randevusu öncesinde kritik bir dönemeçte olduğunu kanıtlıyor.

Kırmızı Çizgiler: Füze Programı ve Bölgesel İşbirliği

Laricani, müzakerelerin sınırlarını belirlerken ‘ulusal güvenlik’ hassasiyetini en üst perdeden dile getirdi. İran’ın füze programının asla bir pazarlık konusu olmayacağını vurgulayan Genel Sekreter, sürecin sadece nükleer odaklı kalması gerektiğinin altını çizdi. Trump döneminden bu yana tartışılan ‘nükleer silaha sahip olmama’ hedefinin İran için bir sorun teşkil etmediğini belirten Laricani, zenginleştirilmiş uranyumun tıbbi ve bilimsel amaçlar için vazgeçilmez bir hak olduğunu hatırlattı. Öte yandan, İsrail’in bölgedeki ‘bozucu’ rolüne karşı Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır gibi bölgesel aktörlerle işbirliği yapmaya hazır olduklarını ifade etmesi, Tahran’ın dış politikasında yeni bir ‘bölgesel dayanışma’ ekseni kurma arzusunu gösteriyor.

Son dönemde yaşanan 12 günlük doğrudan çatışma sürecine de değinen Laricani, İsrail’in içerideki casus ağlarına ağır darbeler indirildiğini ve dış saldırıların İran halkı arasında beklenen zaafı yaratmak yerine, aksine ‘çelikten bir birlik’ oluşturduğunu belirtti. Savaşın peşinde olmadıklarını ancak her türlü senaryoya hazırlıklı olduklarını ifade eden Laricani’nin bu sözleri, Cenevre öncesi Tahran’ın masadaki elini güçlendirme hamlesi olarak kayda geçti.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir