Sumud Filosu’nda Neler Yaşanıyor?
Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından durdurulan Sumud Filosu’ndan gelen haberler vicdanları yaralıyor. 430 hak savunucusunun bulunduğu gemilere düzenlenen baskının ardından aktivistlerin götürüldüğü Aşdod Limanı, adeta bir hukuksuzluk merkezine dönüştü. İnsan hakları örgütü Adalah tarafından paylaşılan raporlar, bölgeye barış ve yardım götürmek isteyen sivil aktivistlerin ağır fiziksel şiddet, cinsel taciz ve sistematik kötü muameleye maruz kaldığını ortaya koyuyor. Ankara’nın başkent sokaklarında yankılanan bu adaletsizlik, sadece bir yardım gemisine değil, doğrudan insanlık onuruna yapılmış bir saldırı olarak nitelendiriliyor.
Ankara’dan ‘Korsanlık’ Çıkışı ve Türk Aktivistin Durumu
Yaşanan bu hukuk dışı müdahaleye Türkiye’nin tepki vermesi gecikmedi. Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in uluslararası sulardaki bu eylemini net bir dille ‘korsanlık’ olarak tanımladı. Özellikle Türk aktivist Mecid Bağçivan’ın plastik mermiyle bacağından yaralanması, başkentteki diplomatik koridorları hareketlendirdi. Ankara, vatandaşlarının güvenliği için teyakkuza geçerken, Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, tüm katılımcıların derhal serbest bırakılması gerektiğini vurguladı. Bu olay, sadece Gazze’ye giden yardımların engellenmesi değil, aynı zamanda deniz hukukunun alenen çiğnenmesi anlamına geliyor.
İsrail Siyasetinde Ben-Gvir Çatlağı
Liman bölgesinde çekilen görüntüler, insani krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. İsrailli gazetecilerin paylaştığı videolarda, aktivistlerin elleri bağlı şekilde, yüz üstü yerlerde bekletildiği ve psikolojik baskı altına alındığı görülüyor. Ortamı daha da geren isim ise İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir oldu. Limana giderek aktivistlerle alay eden, elinde bayrakla kışkırtıcı sloganlar atan Ben-Gvir’in bu tavrı, kendi hükümeti içinde bile çatlağa neden oldu. Başbakan Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, bu davranışların devletin imajına zarar verdiğini belirterek aşırılıkçı bakanı eleştirmek zorunda kaldı. Ancak sahada değişen bir şey yok; aktivistlerin hala Necef Çölü’ndeki Ketziot Hapishanesi’ne sevk edilmesi bekleniyor.
Dünya Başkentlerinden Peş Peşe Sert Tepkiler
Olayın vahameti sadece Türkiye ile sınırlı kalmadı; İtalya’dan Kanada’ya, Avrupa Birliği’nden Körfez ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan kınama mesajları yağdı. İtalya Başbakanı Meloni görüntüleri kabul edilemez bulurken, birçok ülke İsrail büyükelçilerini bakanlıklara çağırarak izahat istedi. Şu an itibarıyla 87 aktivistin, Filistinli tutuklularla dayanışma sergilemek adına açlık grevine başladığı bildiriliyor. Ankara sokaklarından bakıldığında, Gazze’nin çığlığına ses olmak isteyenlerin karşılaştığı bu tablo, uluslararası toplumun samimiyet sınavına dönüştü. Türkiye, kendi vatandaşlarının ve diğer aktivistlerin can güvenliği sağlanana kadar bu meselenin takipçisi olmaya kararlı görünüyor.






