MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Şeytan II Havalandı: Rusya Yeni Nükleer Gücünü Sergiledi

Stratejik Dengeler Değişiyor: Sarmat’ın Gücü

Rusya, küresel güvenlik mimarisini kökten sarsacak bir hamle yaparak nükleer kapasiteli kıtalararası balistik füzesi Sarmat’ı yeniden test etti. Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “dünyanın en güçlü füze sistemi” olarak tanımladığı bu devasa yapı, sadece askeri bir gövde gösterisi değil, aynı zamanda mevcut savunma doktrinlerini geçersiz kılma potansiyeline sahip teknik bir canavar olarak görülüyor. Kremlin’den yapılan resmi açıklamada, Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri Başkomutanı Sergey Karakayev’in testi başarıyla tamamladığı ve füzenin hedeflenen tüm parametreleri karşıladığı bilgisi paylaşıldı.

Sıvı yakıtla çalışan bu devasa füze, fırlatma anından itibaren atmosferin en uç noktalarına tırmanarak yörünge altı bir yol izleyebiliyor. Rus devlet televizyonunda paylaşılan görüntülerde, fırlatma anındaki muazzam kinetik enerjinin yarattığı etki dikkat çekerken, Putin bu yeni sistemin yıl sonuna kadar aktif muharebe görevine hazır hale getirileceğini müjdeledi. Batılı savunma uzmanlarının “Şeytan II” kod adını verdiği Sarmat, nükleer caydırıcılık yarışında yeni bir sayfa açıyor.

Kıtalararası Menzil ve Yörünge Altı Teknoloji

Sarmat’ı rakiplerinden ayıran en temel özellik, sahip olduğu 35 bin kilometrelik inanılmaz menzil ve taşıdığı savaş başlıklarının yıkıcı gücü. Putin’in iddialarına göre, bu füze üzerindeki başlıklar Batılı emsallerinden tam dört kat daha güçlü bir enerji açığa çıkarıyor. Ancak işin bilimsel ve teknik boyutu sadece yıkım gücüyle sınırlı değil. Sarmat, yörünge altı uzay uçuşu yapabilme kabiliyeti sayesinde hem Kuzey Kutbu hem de Güney Kutbu üzerinden hedeflerine ulaşabiliyor. Bu da mevcut füze savunma sistemlerinin kör noktalarından yararlanabileceği anlamına geliyor.

Sistem, Sovyetler Birliği döneminden miras kalan ve artık miadını doldurmaya başlayan Voyevoda füze sistemlerinin yerini alacak şekilde tasarlandı. 2011 yılından bu yana geliştirme aşamasında olan projenin geçmişi ise oldukça sancılı. 2024 yılındaki testlerde yaşanan ve büyük bir patlamayla sonuçlanan aksilikler, projenin güvenilirliği konusunda soru işaretleri yaratmıştı. Ancak son testin başarıyla sonuçlanması, Rusya’nın bu teknolojik engelleri aştığını ve seri üretim aşamasına yaklaştığını gösteriyor.

Yeni START Sonrası Nükleer Belirsizlik

Bu testin zamanlaması, dünya siyaseti açısından kritik bir dönemece işaret ediyor. ABD ile Rusya arasında stratejik nükleer silahları sınırlayan son kale olan Yeni START anlaşmasının süresi Şubat ayında doldu. Yarım yüzyılı aşkın bir sürenin ardından ilk kez, dünyanın iki büyük nükleer gücü arasında herhangi bir resmi kısıtlama veya denetim mekanizması kalmadı. Washington cephesinde Başkan Donald Trump, Çin’in de dahil olacağı daha kapsamlı bir anlaşma için çağrı yapsa da, Pekin yönetiminin bu teklife soğuk bakması küresel bir nükleer belirsizlik dönemini başlattı.

Putin, bu silah programlarını ABD’nin küresel füze savunma kalkanına bir yanıt olarak geliştirdiklerini her fırsatta dile getiriyor. Stratejik güç dengesini korumak zorunda olduklarını belirten Rus lider, Sarmat’ın yanı sıra Oreşnik, Kinjal ve Avangard gibi hipersonik sistemlerin de nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip olduğunu hatırlattı. Ayrıca Poseidon adı verilen nükleer insansız denizaltı sistemi ile Burevestnik nükleer seyir füzesinin de geliştirme süreçlerinde son aşamaya gelindiği, bu durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir