Tarih, bazen susturulan seslerin boşluğunda, bazen de o boşluğu dolduran ani bir yankıda gizlidir. Suriye’nin kalbi Şam, tam 14 yıl boyunca akşamın alacasında o tanıdık sesi bekledi; ancak şehrin üzerine çöken savaşın ağır gölgesi, sadece insanların sesini değil, kentin kolektif hafızasının en önemli parçalarından biri olan ramazan topunu da susturmuştu. 2011 yılından bu yana süregelen iç gerilimler, güvenlik kısıtlamaları ve barutun sadece yıkım için kullanıldığı o karanlık dönem, nihayet yerini sembolik de olsa kadim bir geleneğin iadesine bıraktı.
Savaşın Sessizliğinden Ritüelin Uyanışına
Şam’da iftar vaktinin habercisi olan top atışları, en son 2011 yılında, yani Suriye’nin toplumsal dokusunun sarsılmaya başladığı o dönemeçte duyulmuştu. Esad rejimi kontrolündeki başkentte, güvenlik gerekçeleri ve mühimmatın askeri önceliklere evrilmesi nedeniyle askıya alınan bu gelenek, tam 14 yıl sonra Meçhul Asker Anıtı’nda yeniden hayat buldu. Sosyolojik açıdan bakıldığında bu geri dönüş, sadece bir dini vecibenin yerine getirilmesi değil; aynı zamanda bir toplumun, sarsılan normalleşme algısını yeniden inşa etme çabasıdır. Şehrin meydanlarında yankılanan o patlama sesi, bu kez korkuyu değil, gündelik hayatın rutinini ve manevi bir huzuru temsil ediyor.
Kolektif Hafıza ve Toplumsal İyileşme Süreci
Suriye Ordusu’na bağlı birimlerin, Savunma Bakanlığı yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirdiği bu tören, geleneğin kurumsal bir kimlikle harmanlandığını gösteriyor. Uzmanlar, bu tür ritüellerin toplumsal travma sonrası dönemlerde sosyal yapıştırıcı işlevi gördüğünü vurguluyor. Halkın zihninde savaşla özdeşleşen ‘patlama’ sesinin, kutsal bir ayın simgesi olan ‘ramazan topu’ ile yer değiştirmesi, kolektif hafızadaki yaraların sarılması adına psikolojik bir eşik olarak kabul edilebilir. Arap ve İslam dünyasının ortak mirası olan bu gelenek, Şam’ın kimliğini oluşturan kadim unsurlardan biri olarak, şehrin üzerine sinen barut kokusunu manevi bir atmosferle dağıtmayı amaçlıyor.
Hakikat şu ki; şehirler de tıpkı insanlar gibi hatırlar. Şam, 14 yıl boyunca eksik kalan o sesle aslında eksik bir kimlikle var olmaya çalışıyordu. Geleneksel ramazan adetlerinin yeniden ihyası, sadece teknik bir prosedür değil, aynı zamanda Ortadoğu’nun bu en eski başkentinin ‘yaşadığını’ kanıtlama biçimidir. Meçhul Asker Anıtı önünde ateşlenen o top, geçmişin acılarına bir saygı duruşu niteliği taşırken, geleceğe dair sivil bir hayatın mümkün olabileceğine dair cılız ama anlamlı bir umut fısıldıyor. Velhasıl, Şam’da iftar vaktinde yankılanan o ses, bir şehrin ruhunun yeniden nefes alışıdır.






