Küresel Finans Sisteminde Rusya Depremi
Rusya ve Batı arasındaki ekonomik savaş, mahkeme salonlarında yeni bir boyut kazandı. Moskova Tahkim Mahkemesi, Rusya Merkez Bankası’nın Belçika merkezli finans devi Euroclear aleyhine açtığı davada tarihi bir karara imza attı. Mahkeme, Euroclear’ın Rus varlıklarını dondurma eylemlerini hukuka aykırı bularak Rusya lehine hüküm kurdu. Bu karar, savaşın başlangıcından bu yana dondurulan yaklaşık 300 milyar dolarlık Rus rezervi üzerindeki hukuk mücadelesinde stratejik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Rusya Merkez Bankası tarafından yapılan resmi açıklamada, mahkemenin Euroclear’ın eylemlerinin hukuka aykırılığını tescil etmesinden duyulan memnuniyet dile getirildi. Ancak bu karar sadece bir başlangıç. Kararın nihai metni henüz yazılmamış olsa da, bu hukuki zaferin ardından Rusya’nın Batılı finans kuruluşlarına ait yerel varlıklara el koyma yolunun açılıp açılmayacağı tartışılmaya başlandı.
Dondurulan Varlıklar ve Euroclear’ın Rolü
Bilindiği üzere, Ukrayna operasyonunun başlamasıyla birlikte AB ve G7 ülkeleri, Rusya Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin yarısına yakınına erişimi engellemişti. Bu devasa varlıkların büyük bir kısmı, Avrupa’nın en büyük saklama ve takas kuruluşlarından biri olan Belçika merkezli Euroclear bünyesinde tutuluyor. Rusya, bu fonlara erişemediği her gün milyarlarca dolarlık bir kayıp yaşıyor. Brüksel ise bu varlıklardan elde edilen faiz gelirlerini Ukrayna’nın savunması ve yeniden yapılandırılması için kullanma planları yapıyor.
Moskova’daki duruşmada Euroclear tarafını temsil eden avukatlar Maksim Kulkov ve Sergey Savelyev, karara sert tepki gösterdi. Avukatlar, davanın görülme sürecinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunarak kararın taraflı olduğunu iddia ettiler. Euroclear’ın bu karara itiraz etmesi ve konuyu üst mahkemelere taşıması bekleniyor ancak Rusya içindeki bu hukuki süreç, ileride yaşanabilecek “varlık takası” veya “misilleme el koymaları” için gereken yasal zemini oluşturmuş durumda.
Hukuk Savaşında Yeni Perde: Karşı Hamle Kapıda mı?
Uzmanlar, Rusya’nın bu hamlesini sadece bir tazminat davası olarak görmüyor. Bu, Batılı finansal altyapıya karşı açılmış açık bir cephe niteliğinde. Kararın henüz yürürlüğe girmemiş olması ve uygulama sürecine dair net bir yol haritasının açıklanmaması, Moskova’nın bu kararı bir pazarlık kozu olarak elinde tutmak istediğine işaret ediyor.
Eğer Rusya, bu mahkeme kararına dayanarak Rusya sınırları içerisindeki Batılı bankaların veya Euroclear ile bağlantılı hesapların bakiyelerini bloke etmeye başlarsa, küresel finans sisteminde geri dönüşü olmayan bir güven krizi tetiklenebilir. Rusya Merkez Bankası, AB’nin egemen varlıklar üzerindeki kısıtlamalarını “uluslararası hukuk ihlali” olarak nitelemeye devam ederken, bu davanın sonucu diğer yaptırım uygulanan ülkeler için de bir emsal teşkil edebilir. Önümüzdeki günlerde kararın kesinleşmesiyle birlikte, Brüksel ve Moskova arasındaki bu mali satranç hamlesinin sahaya nasıl yansıyacağı daha net görülecek.






