Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pekin’de gerçekleştirdikleri tarihi zirve ile küresel güç dengelerini sarsacak bir gövde gösterisine imza attı. Batı dünyasına ve özellikle ABD yönetimine karşı verilen mesajların sertliği, uluslararası ilişkilerde yeni bir kutuplaşmanın en somut göstergesi olarak kayıtlara geçti. Putin’in karşılanma törenindeki ihtişam, Pekin’in Rusya’ya verdiği önemin, geçtiğimiz günlerde kenti ziyaret eden Donald Trump’a gösterilen ilgiden çok daha öte olduğunu kanıtladı.
Diplomatik Protokolde Gövde Gösterisi
Havalimanından itibaren başlayan protokol farkı, zirvenin ruhunu özetler nitelikteydi. Trump, Pekin havalimanında bürokratik düzeyde karşılanırken; Putin, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi tarafından bizzat uçağın kapısında ağırlandı. Kortejin geçtiği güzergahlar iki ülkenin bayraklarıyla donatıldı, Tiananmen Meydanı’ndaki askeri tören ise son yılların en görkemli seremonilerinden birine sahne oldu. Bu detaylar, Çin’in stratejik ortaklık mesajını sadece masada değil, meydanlarda da tüm dünyaya ilan etme kararlılığını simgeliyordu.
Üç Saatlik Kapalı Kapı Diplomasisi
Liderler arasındaki baş başa görüşme, planlanan süreleri aşarak tam 3 saat sürdü. Basına kapalı gerçekleştirilen bu zirvenin ardından yayımlanan ortak bildiri, iki devletin dünya siyasetindeki ortak duruşunu mühürledi. Bildiride, Çin ve Rusya arasındaki iş birliğinin tarihin en yüksek seviyesine ulaştığına dikkat çekilirken, çok kutuplu dünya düzeni vurgusu yapıldı. İki liderin adaletli bir uluslararası sistem inşa etme konusundaki mutabakatı, mevcut küresel kurumların işleyişine yönelik açık bir eleştiri olarak yorumlandı.
Orman Kanununa Geçit Vermeyeceğiz
Şi Cinping’in orman kanunu benzetmesi, zirvenin en çarpıcı çıkışlarından biri oldu. Batılı güçlerin tek taraflı müdahalelerini ve hegemonya kurma çabalarını sert bir dille eleştiren Şi, dünyanın büyük bir belirsizliğe sürüklendiğini ifade etti. Ortak bildiride isim verilmeden ABD hedef alınırken; bağımsız ülkelerin iç işlerine müdahale edilmesi, egemen devlet liderlerine yönelik güç gösterileri ve silahlı saldırılar hunharca davranışlar olarak nitelendirildi. Bu dil, Pekin ve Moskova’nın artık savunma pozisyonundan ziyade, küresel normları belirleme noktasında daha aktif bir rol üstleneceğinin ilanıydı.
Enerji Güvencesi ve 240 Milyar Dolarlık Ticaret
Siyasi mesajların ötesinde, zirvenin ekonomik ayağı da oldukça sağlam temellere oturtuldu. Vladimir Putin, Çin’in enerji ihtiyacını karşılama noktasında Rusya’nın en güvenilir liman olduğunu hatırlattı. Mevcut 240 milyar dolarlık ticaret hacminin daha da yukarılara taşınması hedeflenirken, gözler Sibirya Gücü-2 doğalgaz boru hattı projesine çevrildi. Putin, hattın teknik detaylarının büyük oranda netleştiğini ve yıllık 50 milyar metreküplük doğalgaz sevkiyatının başlaması için nihai imzaların yakın olduğunu müjdeledi. Bu hamle, Batı’nın enerji yaptırımlarına karşı Moskova’nın elini güçlendirirken, Pekin’in sanayi üretimi için ihtiyaç duyduğu kesintisiz enerjiyi de garanti altına alıyor.






