MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

Pakistan’dan Trump’ın ‘İsrail’ Planına Sert Yanıt

Pakistan ABD’nin Normalleşme Çağrısını Reddetti

Global diplomaside taşları yerinden oynatacak yeni bir cepheleşme rüzgarı esiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu’da yeni bir dönemi başlatmayı hedefleyen İbrahim Anlaşmaları hamlesine, İslam dünyasının nükleer güce sahip tek ülkesi olan Pakistan’dan tarihi ve son derece net bir yanıt geldi. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, ülkesinin temel ideolojisinden taviz vermeyeceğini belirterek ABD’nin bu normalleşme dalgasına kesin bir dille set çekti.

Katıldığı bir televizyon programında önemli açıklamalarda bulunan Savunma Bakanı Asif, Pakistan’ın kurucu ilkelerini hatırlattı. ABD’den kendilerine doğrudan bir teklif gelmediğini belirten Asif, gelse dahi bu durumun ülkesinin kırmızı çizgileriyle çeliştiğini vurguladı. Bakanın açıklamalarındaki en çarpıcı detay ise pasaport vurgusu oldu. Asif, dünyada pasaportunun üzerinde doğrudan ‘İsrail hariç tüm ülkeler için geçerlidir’ ibaresi taşıyan tek ülkenin Pakistan olduğunu hatırlatarak, bu duruşun esnemeyeceğini dünyaya ilan etti.

Trump’ın Büyük Orta Doğu Planı ve İbrahim Anlaşmaları

Peki, dünyayı bu denli hareketlendiren süreç nasıl gelişti? ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, bölgedeki dengeleri değiştirecek bir çağrıda bulunmuştu. İran ile yürütülen müzakerelere katılan ülkelere teşekkür eden Trump, bu iş birliğinin İbrahim Anlaşmaları ile taçlanması gerektiğini savunmuştu. Washington koridorlarından sızan bilgilere göre, Trump’ın nihai hedefi, bölgedeki çatışma iklimini sonlandırıp tüm aktörleri İsrail ile masaya oturtmak. Ancak Pakistan’ın bu sürece direnç göstermesi, ABD’nin tasarladığı geniş çaplı normalleşme haritasında ciddi bir çatlak oluşturuyor.

Toplumsal Hafıza ve Jeopolitik Dengeler

Pakistan’ın bu direnci sadece siyasi bir karar değil, aynı zamanda derin bir toplumsal hafızanın ve kamuoyu hassasiyetinin yansıması. Pakistan halkı için Filistin davası, devletin varoluşsal kimliğiyle doğrudan ilişkili. Hükümetin bu konuda atacağı en ufak bir geri adım, ülke içinde büyük sosyal çalkantılara yol açabilecek bir potansiyele sahip. Savunma Bakanı Asif’in bu kadar keskin ve tavizsiz konuşmasının arkasında, halkın bilinçaltındaki bu hassasiyeti koruma arzusu yatıyor. Bölgede yeni ittifakların kurulduğu bu kritik dönemde, İslamabad yönetiminin Washington’dan gelen bu örtülü davete hayır demesi, küresel güç savaşlarında yeni dengelerin kurulacağını gösteriyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir