Diplomaside 15 Dakikalık Yanılsama
Dünya, 9 Nisan sabahına Pakistan’ın başkenti İslamabad’dan gelecek müjdeli bir haberle uyanmayı beklerken, diplomasi tarihine geçecek bir ‘iletişim kazası’ ya da belki de planlı bir krizle sarsıldı. Gece boyunca süren ve aralarında Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD özel temsilcileri Jared Kushner ile Steve Witkoff ve İranlı yetkililerin bulunduğu kritik zirveden ‘ateşkes’ sinyali çıkmıştı. Öyle ki, ABD Başkanı Donald Trump, görüşmeler bittikten sadece 15 dakika sonra sosyal medya hesabından barışın geldiğini müjdeledi. Ancak bu pembe tablo, İsrail jetlerinin Lübnan semalarında görünmesiyle tam bir karabastana dönüştü.
Lübnan Dahil mi Değil mi?
Krizin merkezinde tek bir soru var: Lübnan bu ateşkesin neresinde? İran ve Pakistanlı kaynaklar, masada Lübnan’ın da anlaşma kapsamında olduğu konusunda net bir sözlü mutabakat sağlandığını iddia ediyor. Hatta Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, kameraların karşısına geçip bu barışın Lübnan’ı da kapsadığını tüm dünyaya duyurdu. Ancak saatler içinde Tel Aviv’den gelen yalanlama ve ardından Beyrut’a düzenlenen, son yılların en ağır hava saldırısı, masadaki hesapların sahaya uymadığını gösterdi. İsrail Başbakanlığı, Lübnan’ın hiçbir zaman bu denkleme dahil edilmediğini savunurken, Trump da PBS kanalına verdiği demeçte Hizbullah faktörü nedeniyle Lübnan’ın devre dışı kaldığını söyleyerek İsrail’e arka çıktı.
Beyrut’ta Kanlı Gece: Bilanço Ağırlaşıyor
Siyasi satranç tahtasında hamleler yapılırken, sahadaki bedeli yine siviller ödedi. İsrail ordusunun ‘ateşkes’ haberlerinden hemen sonra başlattığı geniş çaplı operasyonda, Lübnan genelinde ölü sayısı 254’e ulaştı. Sadece başkent Beyrut’ta 92 kişi hayatını kaybederken, şehrin altyapısı büyük oranda felç oldu. Bu saldırı, sadece bir askeri operasyon değil, aynı zamanda Pakistan’da yürütülen müzakerelere indirilmiş ağır bir darbe olarak yorumlanıyor. Tahran yönetimi, kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını belirterek ‘açıkça tuzağa düşürüldük’ mesajı veriyor.
İran’ın Cevabı Sert Oldu: Hürmüz Boğazı Kapatıldı
Diplomatik kriz, askeri çatışmanın ardından küresel bir ekonomik tehdide evrildi. İran, Lübnan saldırılarına ve ateşkesin ihlal edilmesine tepki olarak dünya petrol ticaretinin şah damarı sayılan Hürmüz Boğazı’nı trafiğe kapattığını duyurdu. Bu hamle, küresel enerji piyasalarında şimdiden şok dalgaları yaratmış durumda. Petrol fiyatlarının bu gelişmeyle birlikte nasıl bir seyir izleyeceği merak konusuyken, Tahran yönetimi İslamabad’da Cumartesi günü yapılması planlanan yeni müzakerelerde Hürmüz kartını masaya daha sert sürmeye hazırlanıyor. Geçiş ücretleri ve güvenlik protokolleri, artık sadece bölgesel bir mesele değil, tüm dünyanın cebini ilgilendiren bir kriz haline geldi.
Gözler Cumartesi Gününe Çevrildi
Şimdi herkesin aklındaki soru şu: Cumartesi günü İslamabad’da taraflar yeniden aynı masaya oturabilecek mi? Hakan Fidan’ın da arabulucu rollerden birini üstlendiği bu süreçte, güven ortamı tamamen zedelenmiş durumda. Bir yanda Trump’ın ‘barış sağladım’ tweetleri, diğer yanda İsrail’in bitmeyen operasyonları ve İran’ın stratejik boğaz hamlesi… Ortadoğu, 2026 yılının en kritik diplomatik sınavını veriyor. Eğer İslamabad’dan net bir çerçeve çıkmazsa, bölgesel savaşın tüm dünyaya yayılması an meselesi olabilir.






