Sağlık Ekosisteminde Yeni Bir Dönemin Kapıları Aralanıyor
İstanbul Üniversitesi, tıp dünyasında ve uluslararası diplomaside yankı uyandıran kritik bir zirveye ev sahipliği yaptı. Belçika Kraliçesi Mathilde’nin bizzat katılım gösterdiği bu üst düzey toplantı, iki ülke arasındaki akademik ve sanayi bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Nadir hastalıklarla mücadele eden binlerce hasta ve ailesi için umut vaat eden bu buluşma, sadece bir nezaket ziyareti değil, aynı zamanda bilimsel bir seferberliğin ilk adımı olarak nitelendiriliyor. Toplantıda, iki ülkenin kurumsal paydaşları bir araya gelerek sağlıkta inovasyonun geleceğini masaya yatırdı.
Nadir Hastalıklarda Veri Odaklı Tanı Süreçleri
Zirvenin en dikkat çeken sunumlarından birini Türk Nöroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hacer Durmuş Tekçe gerçekleştirdi. Tekçe, nadir hastalıkların teşhis edilmesindeki zorluklara ve bu süreçte yaşanan zaman kayıplarına değindi. Gerçek yaşam verilerinin sağlık ekosistemine entegre edilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Tekçe, doğru veri analizinin tanı sürelerini kısalttığını ve tedaviye erişimi hızlandırdığını ifade etti. Bu veriler sayesinde, daha önce çözümsüz gibi görünen vakalarda bile hastaya özel çözümler üretilmesinin mümkün olduğunun altı çizildi.
Belçika’nın Biyofarma Gücü ve 391 Milyon Avroluk İhracat
Belçika, yaşam bilimleri ve biyoteknoloji alanında Avrupa’nın en önemli inovasyon merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Dünyaca ünlü biyofarmasötik şirketlerin merkezi konumunda olan Belçika ile Türkiye arasındaki sağlık ticareti, rakamlarla da somutlaştı. 2025 yılı verilerine göre, Belçika’nın Türkiye’ye gerçekleştirdiği farmasötik ürün ihracatının 391,9 milyon avroya ulaştığı açıklandı. Bu devasa rakam, iki ülke arasındaki sağlık köprüsünün sadece bilimsel değil, aynı zamanda devasa bir ekonomik büyüklüğe sahip olduğunu da kanıtlıyor. Biyofarma şirketi UCB ile İstanbul Üniversitesi arasındaki iş birliği ise bu stratejik ortaklığın en somut kalesi haline gelmiş durumda.
Akademi ve Sanayi İş Birliğinde Gelecek Vizyonu
UCB’nin Üst Düzey Yöneticisi Jean-Christophe Tellier, toplantıda yaptığı değerlendirmelerde hasta odaklı inovasyonun önemine dikkat çekti. Tellier, sürdürülebilir sağlık çözümleri üretmenin ancak uluslararası iş birlikleriyle mümkün olacağını belirtti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar’ın da yer aldığı zirvede, akademi dünyası ile sanayinin el ele vermesinin tıp tarihindeki dönüştürücü gücü konuşuldu. Bu iş birliği platformu, önümüzdeki yıllarda nadir hastalıklara yönelik yeni tedavi protokollerinin geliştirilmesi ve ilaç üretim süreçlerinin optimize edilmesi noktasında belirleyici bir rol üstlenecek.






