MENÜ
02 Haziran 2026 Salı
DOLAR 45,9381 ▲ %0,07
EURO 53,5546 ▲ %0,14
ALTIN 6.671,18 ▲ %0,78

MOSSAD Eski Ajanından Türkiye Çıkışı: Fırtına Geliyor

“Savaş Kapıda” İddiası ve Askeri Dengeler

Orta Doğu askeri ve siyasi dengeleri hareketliliğini korurken, İsrail istihbarat servisi MOSSAD’ın eski analistlerinden Jonathan Pollard’dan dikkat çekici açıklamalar geldi. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık otuz yıl boyunca casusluk suçlamasıyla hapis yatan ve serbest bırakılmasının ardından İsrail’e yerleşen eski donanma istihbarat analisti, katıldığı bir televizyon programında Türkiye’yi doğrudan hedef alan değerlendirmelerde bulundu. Kanal 7’ye konuşan Pollard, gelecekte yaşanabilecek olası askeri senaryolar hakkında konuşurken Ankara ile ilişkilerin hiçbir zaman kolay olmayacağını vurguladı.

Pollard, yaptığı analizlerde İsrail’in yakın gelecekte çok daha büyük bölgesel çatışmalara hazırlanması gerektiğini savundu. Bu olası çatışmaların merkezinde Türkiye ve Mısır’ın yer alacağını öne süren eski ajan, durumun küresel ölçekte büyük bir değişime yol açabileceğini ifade etti. Türkiye’nin Orta Doğu coğrafyasındaki en güçlü askeri yapılardan birine sahip olduğunu ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyeliğiyle uluslararası arenada stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Pollard, özellikle Suriye’nin güneyindeki Türk varlığının İsrail sınır güvenliği açısından ciddi bir risk teşkil ettiğini iddia etti.

Sınır Hattında Hareketlilik ve Hükümet Eleştirisi

Suriye sınır hattında Türkiye destekli grupların veya Türk Silahlı Kuvvetleri’nin etkinliğinin artmasının İsrail’in savunma hattını zorlayacağını öne süren Pollard, mevcut İsrail hükümetinin dış politikasını da sert sözlerle hedef aldı. Başbakan Binyamin Netanyahu’yu Washington yönetimine aşırı bağımlı olmakla eleştiren eski istihbaratçı, ülkenin karar alma mekanizmalarında bağımsız hareket edemediğini ve tamamen ABD’den gelecek tepkilere göre pozisyon aldığını iddia etti.

Gerilen Jeopolitik Hat Yerel Esnafı ve Ekonomiyi Nasıl Etkiler?

Uluslararası ilişkiler uzmanları, bu tür açıklamaların bölgesel risk primini artırdığına dikkat çekiyor. Sınır hatlarında tırmanan her gerilim, doğrudan ithalat ve ihracat dengelerini, döviz kurlarını ve dolayısıyla iç piyasadaki ürün fiyatlarını etkileme potansiyeline sahip. Özellikle Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerlilik oranını artırma çabaları ve askeri harcamaların bütçe üzerindeki payı, yerel üretim zincirlerini doğrudan hareketlendiriyor. Savunma sanayisine mal ve hizmet sağlayan binlerce yerli KOBİ ve esnaf için bu hareketlilik yeni istihdam kapıları anlamına gelse de, makroekonomik belirsizlikler tüketici enflasyonu üzerinde baskı oluşturabiliyor. Dolayısıyla, sınır ötesindeki diplomatik ve askeri gelişmeler, sadece birer dış politika başlığı olmakla kalmıyor; pazardaki tezgahın fiyatından, fabrikadaki işçinin istihdam güvencesine kadar geniş bir yelpazede vatandaşın cebini doğrudan şekillendiriyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir